Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4924 E. 2022/9019 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4924
KARAR NO : 2022/9019
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.07.2018 tarih ve 2015/857 E. – 2018/461 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.01.2021 tarih ve 2018/2543 E. – 2021/108 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … Dingil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır davalı firmadan mal aldığını, 2014 yılında davacıya ait kredi kartlarından mal almak üzere davalı hesabına ödeme yapıldığını, müvekkilinin kartlarında bakiye olduğunda davalı şirket hesabına önceden ödeme yapılarak ihtiyaç olduğunda mal istendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu şekilde devam ettiğini, bu durumun davalı şirket ve müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde görüleceğini, ancak müvekkilinin kredi kartından yapılan ödeme karşılığı istediği malların davalı tarafından işletmesine yollanmadığını, davalıya çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 155.336,13 TL’nin temerrüt tarihi olan 17/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın kredi kartı ile yapmış olduğu ödemelerin var olan borcun ödemesi olduğunu, aksinin yazılı delil ve belgelerle ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirketin bazı alkollü içkilerin bayiliğini yaptığını, dağıtımın araçtan sıcak satış şeklinde olduğunu, önceden bedel alınıp sonradan mal gönderilmesinin söz konusu olmadığını, davacı ile aralarında bu şekilde ticari ilişkinin devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının ticari defter ve kayıtlarının usule uygun olarak tutulmadığı, davalı firmanın defter ve kayıtlarının usule uygun olduğu, davalı firma kayıtlarında 31/12/2015 tarihi itibariyle davacının herhangi bir borç veya alacak kaydının görünmediği, davalı tarafın kayıtlarında düzenlenen fatura sonrası kredi kartı çekimi yapıldığının anlaşıldığı, davacının talep etmiş olduğu 155.336,13 TL’nin kredi kartından çekilen sliplerin taksitler halinde ödenmesi neticesinde davacının muhasebe kayıtlarında oluşan muhasebesel hatadan kaynaklandığı, ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunu teyit etmiş olması gerektiği, dolayısı ile her ne kadar davacı tarafça avans niteliğinde ödeme yaparak davaya konu malların kendisine teslim edilmediğini iddia etmiş ise de, davalı tarafın bu ödemeyi var olan bir borcun ödemesi olduğunu savunduğu, kredi kartı ile yapılan bu havalenin hiçbir açıklama ve kayıt içermemesi nedeniyle kural olarak var olan bir borcun ödemesi olduğunun kabulü ile aksinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacı tarafın ticari defterleri ile alacağını ispatlayamadığı, davacı açıkça yemin deliline dayandığından davacının yemin teklifi doğrultusunda davalı tarafça yemin eda edildiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; İlk Derece Mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.