YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/106
KARAR NO : 2008/3884
KARAR TARİHİ : 11.06.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı ile davalı …Ş. vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun’un 67 ve 68. maddeleri uyarınca istihkak iddiasının reddine yönelik olarak açılmıştır.
Davacı amme alacaklısı, davalı şirket ile davalı …’nin borçlarından dolayı bu kişilerin davalı bankanın hesapları üzerine haciz konulmasını istemiş, davalı banka ise 3167 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca banka hesaplarının rehinli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı Banka ile davacı Bakanlık vekillerince temyiz edilmiştir.
1-3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki” Kanunun 10. maddesi uyarınca muhatap banka süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde 300.000.000 TL.ya kadar ödeme yapmakla, kısmen karşılığının bulunması halinde ise kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür. Bu ödeme külfeti, yasa gereğince bankalara yükletilmiş olduğundan bankaca müşterisine verilen her çek yaprağı için borçlunun bankadaki mevduatının 300.000.000 TL. ile sınırlı olarak banka lehine rehinli olduğunun kabulü zorunludur. Esasen rehin hakkı banka ile müşterisi arasında imzalanan sözleşmelerde de yer aldığından bankanın borçlusuna karşı ileri sürebileceği rehin hakkı savunmasının borçlunun alacaklısına karşı da ileri sürülebileceği kabul edilmelidir. Bu nedenle mahkemece, banka ibraz olunmayan çek karnelerinin her sayfası için limitli sorumlu olduğundan ve borçluların bankada mevcut hesaplarındaki mevduatın bu miktarı karşılamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmelidir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan davanın esastan kabulü doğru olmamış, kararın davalı banka lehine bozulması uygun bulunmuştur.
2-Davacı Bakanlığın temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde davalıdan harç alınmaması, masrafların davalılar üzerinde bırakılması gerekirken davacı üzerinde bırakılması ve vekâlet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi lazım iken davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi kabul şekli itibariyle doğru olmadığından kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı banka, (2.) bent uyarınca ise davacı … yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı …Ş.ne geri verilmesine, 11.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.