Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/1128 E. 2022/15377 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1128
KARAR NO : 2022/15377
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davalı firmanın 13 yıl fabrika müdürü sıfatıyla çalışmakta olan davacının iş akdini 31/01/2012 tarihi itibari ile düzenlemiş olduğu sözde bir sözleşme ile sonlandırıp kendisine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ödediğini, işin sona ermesi ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığını, davalı tarafından davacının çalıştığı sürede 2 ayrı ücret düzenlemesi yapıldığını, bordrolarda ve … ya yapılan bildirimlerde düşük miktarda ücret gösterildiğini, … ya davacı adına yatırılan primlerin ele geçen ücretin üzerinden değil resmi kayıtta gösterilen ücret üzerinden hesaplanarak yatırıldığını, emekli maaşının asgari geçim şartlarının altında tahakkuk ettirildiğini, davalı firmanın noter ihtarnamesine rağmen hiçbir telafi işleminde bulunmadığını iddia ederek davalının işyerinde çalıştığı süre boyunca davacının gerçek ücretinin tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalılardan … vekili; Kurum kayıtlarının aksinin yazılı belgeyle ispatlanabileceğini,12 yıl boyunca kayıtlara yansıtılan ücret ile ödenen ücret arasındaki farkı bilmemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, fark olsa bile gerekli bildirimlerin yapılıp yapılmadığını bildirme görevinin davacıda olduğunu,bundan dolayı kurumun sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı şirket vekili; davacı tarafın ücretinin kayıtlara geçen kadar olduğunun, başarılı olması durumunda periyodik olmayan bir şekilde primle ödüllendirildiğinin müvekkilinin hatasının bu primleri bankaya ödememesi olduğunun ikale sözleşmesi kapsamında yapılan ödemenin tazminat niteliğinde olmadığı davacının eğitimli bir kişi olarak attığı imzanın ne anlama geleceğini bilebilecek durumda olduğunun beyanda davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Açılan davanın kabulüne; Davacının davalı …Teks. Deri. Mefr. Dayn. Tük. Mal. Zücc. San. Tic. AŞ. ‘ye ait işyerinde çalıştığı süre boyunca davacının gerçek ücretinin 16/08/1999 – 31/12/1999 tarihleri arasında 471,95 TL , 01/01/2000 – 30/06/2000 tarihleri arasında 553,63 TL, 01/07/2000 – 31/12/2000 tarihleri arasında 599,01 TL , 01/01/2001 – 30/06/2001 tarihleri arasında 705,65 TL , 01/07/2001 – 31/12/2001 tarihleri arasında 846,79 TL , 01/01/2002 – 30/06/2002 tarihleri arasında 1.119,37 TL , 01/07/2002 – 31/12/2002 tarihleri arasında 1.264,93 TL , 01/01/2003 – 31/12/2003 tarihleri arasında 1.542,91 TL , 01/01/2004 – 30/06/2004 tarihleri arasında 2.132,85 TL , 01/07/2004 – 31/12/2004 tarihleri arasında 2.239,49 TL, 01/01/2005 – 31/12/2005 tarihleri arasında 2.464,12 TL , 01/01/2006 – 31/12/2006 tarihleri arasında 2.677,40 TL, 01/01/2007 – 30/06/2007 tarihleri arasında 2.836,23 TL , 01/07/2007 – 31/12/2007 tarihleri arasında 2.949,68 TL , 01/01/2008 – 30/06/2008 tarihleri arasında 3.067,67 TL , 01/07/2008 – 31/12/2008 tarihleri arasında 3.220,45 TL, 01/01/2009 – 30/06/2009 tarihleri arasında 3.358,10 TL , 01/07/2009- 31/12/2009 tarihleri arasında 3.494,24 TL , 01/01/2010 – 30/06/2010 tarihleri arasında 3.675,76 TL, 01/07/2010 – 31/12/2010 tarihleri arasında 3.834,58 TL , 01/01/2011 – 30/06/2011 tarihleri arasında 4.016,10 TL , 01/07/2011 – 31/12/2011 tarihleri arasında 4.220,31 TL ve 01/01/2012- 01/07/2012 tarihleri arasında 4.469,90 TL BRÜT olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait iş yerindeki 13 yıllık çalışmalarına ait gerçek ücretinin tespitinin talep edildiğini, mahkemece davacının sigorta prime esasa kazancının kuruma eksik bildirildiğinin tespit edildiğini, kurum ile davacı arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmadığından kurum yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın açılmasına kurum sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı … vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait iş yerindeki 13 yıllık çalışmalarına ait gerçek ücretinin tespitinin talep edildiğini, mahkemece davacının sigorta prime esasa kazancının kuruma eksik bildirildiğinin tespit edildiğini, kurum ile davacı arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmadığından kurum yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın açılmasına kurum sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini bu nedenlerle kararın bozulmasını talep edilmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80. maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 288. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289. maddesinde, 288. madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 ve 202. maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtlan, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas – 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas – 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas – 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas – 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas – 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Bunun yanında; 6100 sayılı HMK.nın “senede karşı tanıkla ispat yasağı” başlıklı 201. maddesinde ise; “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz” hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; Mahkemece, sigorta primine esas kazancın tespiti yönünde hükme esas kılınan bilirkişi kurulu raporunda, davacının mesleki konumu, 13 yıllık kıdemi, 2010 yılı Tüik verisi ve tanık beyanları dikkate alınarak sigorta primine esas kazanç hesaplanmak suretiyle karar verildiği anlaşılmış olup dava konusu talep edilen gerçek ücret yazılı delil ispat sınırı üstünde olup salt tanık beyanıyla ispatlanamayıp; yazılı delille ispat sınırının altında dahi olsa ücretin ispatı için tanık beyanları yanında yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcının varlığı da gerekeceğinden sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.