YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14772
KARAR NO : 2022/16731
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : TESPİT VE ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 11. … Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 31.10.2016 tarihinde evinde kullandığı ADSL üzerinden bylock kullanımı yapıldığı iddiasıyla … sözleşmesinin feshedildiğini, savcılık tarafından yürütülen soruşturmada uygulamanın davacı tarafından kullanılmadığının tespiti nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, Olağanüstü Hal Komisyonunca yapılan değerlendirme sonucunda da 01.03.2018 tarihli ve 2018/5963 sayılı Kararı ile fesih işleminin hukuka aykırı olduğu belirlenerek davacının göreve iadesine karar verildiğini, davalı işverence karar dairesinde işlem yapılarak 11…..2018 tarihinde müvekkilinin göreve iade işlemlerinin tamamlandığını, müvekkilinin işten ihraç edildiği 31.10.2016 tarihinden, yeniden atamasının yapıldığı 11…..2018 tarihine kadar ki 20 aylık süreçte işsiz kalarak gelir elde edemediğini, 7075 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (7075 sayılı KHK) ile göreve iade edilenlere kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden … başından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği düzenlenmesine rağmen bu süreçteki alacaklarının tam olarak ödenmediğini … sürerek 31.10.2016-11…..2018 tarihleri arasındaki ücret alacağına ilişkin ödenmemiş Sosyal Güvenlik Kurumu (…) primlerinin …’ya geçmişe dönük olarak ödenmesi gerektiğinin tespitine, aynı tarihler arasında geçen sürenin çalışılmış süre olarak hesaplanarak yıllık ücretli izin hakkının tespitine ve fark ücret, asgari geçim indirimi, ikramiye, doğum yardımı, kira yardımı ve ilave tediye alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yeniden işe alındığı 11…..2018 tarihinde 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede mali hususlara ilişkin düzenlenme bulunmadığını, 7075 sayılı KHK’daki düzenlemenin kamu görevinden çıkarılan ilgililer hakkında düzenlendiğini, işçilerin bu düzenlemeden yararlamayacağını, işe iade edilen davacıya 4857 sayılı … Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 21 inci maddesi gereğince 4 aylık ücreti tutarında ödeme yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekillinin 30.05.2019 tarihli dilekçesinde belirtilen Kamu Denetçiliği Kurumunun, yine davalı işverene ait işyerinde çalışmaktayken işine son verilen ve tekrar iade edilen bir çalışanın başvurusuna ilişkin verdiği “…mevcut olay haklı bir gerekçeye dayanmadan işçi çıkarılması fiilidir. Bu bu husus ise genel olarak değerlendirildiğinde … Kanunu hükümlerine tabidir. Diğer taraftan, somut olayda başvuranın … Kanununa tabi olarak görev yaptığı aşikar olmakla beraber ve konunun bir … sözleşmesinin haksız sebeplerle feshedilmesi olsa da işçiler dahil kamu görevlilerinin OHAL süresince terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin Milli güvenliğine karşı faaliyete bulunduğuna karar verilen …, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisaktı yahut bunlarla itibarı nedeniyle işten çıkarılanlarla ilgili özet düzenlemenin konusunun 7075 sayılı Kanun kapsamında olduğu, zira … Kanunu’ndaki düzenlemelerin “haksız nedenlerle işçi çıkartılması” konusunda genel bir ilke koyduğu, ancak 7075 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme yetkinin belirli şartlarda kullanılmasını ayrıca düzenlemekte olduğu, dolayısıyla uygulanması gereken mevzuatın 7075 sayılı Kanun olduğunun izabtan vareste olduğu…” şeklindeki tavsiye kararı dikkate alınarak davacının tüm mali ve sosyal haklarının ödenmesine dair talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; müvekkilinin 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’na göre özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve özel hukuk hükümlerine tâbi bir Anonim Şirket olduğunu, çalışanlarının 4857 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi anlamında işçi statüsünde çalışanlar olduğunu, kamu görevlisi veya işçi ayrımı yapılmaksızın herkesin Komisyona başvurabildiğini ancak başvurular sonunda verilen kabul kararlarının uygulanması ve sonuçları bakımından, kamu görevlisi ve işçilerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, Komisyon tarafından işçilerle ilgili olarak verilen kabul kararlarının, tıpkı … mahkemesinde alınan işe iade kararları gibi değerlendirilerek boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücretinin ödenmesi gerektiğini, davacının alacağının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
” …Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde işçiler dahil kamu görevlilerinin OHAL süresince terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin Milli güvenliğine karşı faaliyete bulunduğuna karar verilen …, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisaktı yahut bunlarla itibarı nedeniyle işten çıkarılanlarla ilgili özel düzenlemenin konusunun 7075 sayılı Kanun kapsamında olduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.” gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde … sürdüğü gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili maddeleri.
2. Değerlendirme
1. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde, 31.10.2016-11…..2018 tarihleri arasındaki ücret alacağına ilişkin ödenmemiş … primlerinin …’ya geçmişe dönük olarak ödenmesi gerektiğinin tespitine ve fark ücret, asgari geçim indirimi, ikramiye, doğum yardımı, kira yardımı ve ilave tediye alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacının … primlerine yönelik tespit talebi, sosyal güvenlik … ve kamu düzeni ile ilgili olup bu davalarda kişi iradesi belirleyici etkiye sahip değildir. Kişinin içerisinde bulunduğu yasal statünün belirlediği durum doğrudan dikkate alınır. Bu nedenle hâkim, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, gerektiğinde tanık ve diğer deliller yoluyla doğrudan gerçeği bulma yükümü bulunmaktadır. Davacının diğer talepleri ise işçilik haklarına ilişkin olup bu davalar, 4857 sayılı Kanun’dan kaynaklanmaktadır. Sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davaların aksine bu davalar kişi iradesine önemli rol verilip taraf anlaşmalarına geçerlilik tanınan alacak ve tazminat türünde olan davalardır. Taraflar bu tür haklarından her zaman vazgeçebilir. Bu nedenle hâkim, kendiliğinden araştırma yapmaz. Tarafların bildirdiği deliller dışında delil toplanması da olanaklı değildir. Kaldı ki, …’nın bu davalarda taraf sıfatı bulunmamaktadır.
2. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında; her iki dava türünün taraflarının statüsü, hâkimin delil araştırma bakımından kendiliğinden hareket etmesi, taraf iradelerine atfedilen rol, dava konusu edilen haktan vazgeçilip vazgeçilememesi gibi yönlerden yasal konumları birbirinden tamamen farklıdır. Her iki dava türünün birlikte görülmesi durumunda; davanın birinde bir kısım delillerin kendiliğinden dikkate alınması, diğerinde alınmaması gerekecektir ki bu durumda aynı dava dosyasında birbiri ile çelişkili kararlar oluşabilecektir. Kaldı ki, … ile ilgili tespit davaları Dairemizin görevi kapsamında değildir. Temyiz aşamasında inceleme mercileri farklı olan bu davaların birbirinden bağımsız sonuçlandırılmalarında hukuki istikrar ve kararlara olan … bakımından da yarar bulunmaktadır.
3. Mahkemenin bu maddi ve hukuksal olguları gözetmeksizin, birbirinden tamamen farklı iki davayı bir arada görmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak …; her iki davayı ayırmak ve yargılamayı birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırmaktan ibarettir. Kararın bu sebeple sair yönler incelenmeksizin usulden bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.