YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13826
KARAR NO : 2022/10767
KARAR TARİHİ : 26.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı …aleyhine 16/01/2020 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine dair verilen 18/10/2020 tarih ve 2020/İHK-21532 sayılı kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, 24/02/2015 tarihinde davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak %35 oranında malul kaldığını, sundukları kusura ilişkin özel mütalaada davalıya sigortalı aracın %40 oranında kusurlu bulunduğunu, davalıya yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.950,00 TL sürekli, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici bakıcı gideri ve 25,00 TL belgelendirilemeyen tedavi gideri olmak üzere toplam 5.025,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 09/06/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 104.682,71 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, maluliyet raporuna itiraz ettiklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, başvurunun reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kısmen kabulü ile 104.632,71 TL tazminatın 11/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 50,00 TL’lik talebin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle itiraz aşamasında ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve belgesiz tedavi giderine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
a) Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; hakem heyeti tarafından karara esas kabul edilen ve Karaman Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 31/10/2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle maluliyeti %35 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin kullanılması gerekirken, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki cetveller kullanılmış olup, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiş bir rapor olmadığı açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza tarihi sonrasında eksik tedavi evrakları da eklenerek, kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine belirlenmesi amacıyla, üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) hüküm kurulması gerekirken, hatalı maluliyet raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
b) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Somut olayda, motosiklet sürücüsü olan davacının kaza tespit tutanağına göre kask durumunun belirsiz olduğu, kaza tarihinde davacının verdiği ifadede durumunun iyi olduğunu belirtip kati rapor istemediğini beyan ettiği, kazadan bir gün sonra başvurduğu hastanenin düzenlediği epikriz raporunda, kafa sol frontal bölgede kontuzyonel hematom saptanması üzerine beyin cerrahi servisine yatırıldığı ve iki gün sonra taburcu ediliği, maluliyet raporuna göre koku bozukluğu nedeniyle maluliyet oranının %35 olduğu tespit edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirecek bir delil ve belge bulunmadığından davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının baş bölgesinden yaralandığı anlaşılmakla Dairemiz yerleşik uygulamasına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı şekilde bu hususlar tartışılıp değerlendirilmeden hüküm tesisi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
c) Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 13.890,10 TL tam vekalet ücretine hükmedilmiş, davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine dair yapmış olduğu itirazı reddedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2/a,b,c) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.