Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/4943 E. 2007/5921 K. 02.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4943
KARAR NO : 2007/5921
KARAR TARİHİ : 02.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, arsa karşılığı daire yapım sözleşmesinin feshiyle tazminatın kabulü istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, …’ün sözleşmenin tarafı olmadığından husumeti bulunmadığını, inşaat çalışmalarının devam ettiğini, henüz vade gelmediğinden inşaat tamamlanınca davacıya ait dairenin teslim edileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmede kesin vade olmadığından davalının temerrüde düşürülmesi gerektiği, bu hususun ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
21.12.2001 tarihli sözleşmede tapu devri kararlaştırılmış olduğu halde yasada öngörülen şekil koşuluna uyulmamış ise de tapuda devir işlemi gerçekleştiğinden sözleşmenin geçersizliğinden sözedilemez (TMK. 2. madde). Sözleşmede dairenin teslim tarihi diğer üyelerinki ile aynı olacak denilmiştir. Bu haliyle mahkemenin vadeye ilişkin kabulü yerinde ise de davada inşaata hiç başlanılmadan terk edildiği iddia edilmiştir.
Borçlar Yasası’nın 355. ve devamı maddelerinde yer alan eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin edimi inşaat karşılığı taahhüt edilen arsa tapusunun devri, yüklenicinin edimi ise sözleşmeye ve tekniğine uygun biçimde inşaatı tamamlayarak süresinde teslimdir. Karşılıklı edimleri içeren bu akitlerde taraflardan birisi süresinde edimini ifa etmediği takdirde borçlu temerrüdüne düşmüş sayılır. Bu durumda diğer taraf BK’nın 106. maddesince seçimlik hakkını kullanabilir. Yine anılan Yasa’nın 107. maddesine göre, borçlunun hâl ve vaziyetinden bir mehil tayinine gerek yok ise alacaklı derhal fesih hakkını kullanabilir ve 108. madde uyarınca zararını isteyebilir. Kural böyle olunca somut olaya bakıldığında, arsa sahibi tapuyu devrederek edimini ifa etmiştir. Sözleşmede teslim süresi diğer üyelerinki ile aynı olacak denilmiş olmasına göre teslim konusunda yüklenicinin ayrıca borçlu temerrüdüne düşürülmesi gerekir. Nevar ki, davada inşaata hiç başlanılmadığı ve yıllardır boş durduğu iddia edildiğine göre inşaata hiç başlanılmamış ise 107. madde uyarınca yüklenicinin ayrıca temerrüde düşürülmesinin sonuca etkisi olmayacağından davacının derhal fesih hakkının bulunduğu kabul edilmelidir. Ancak mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmış değildir. O halde yapılması gereken iş, uzman bilirkişiler aracılığıyla mahallinde keşif icrasıyla inşaatın incelenmesi, yüklenici inşaatı terkederek temerrüde düşmüş ise fesih hakkı kabul edilerek davacının devrini gerçekleştirdiği … Köyü … mevkii 3018 parseldeki (6790 m2) tarlasının dava tarihindeki piyasa fiyatlarıyla bedeli hesaplanıp hüküm altına alınmalı, akdin feshine karar verilmelidir. Aksi durumda dava reddedilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.