Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5081 E. 2022/6971 K. 13.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5081
KARAR NO : 2022/6971
KARAR TARİHİ : 13.10.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.04.2021 tarih ve 2020/98 E. – 2021/467 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığını, müvekkilinin icra takibine konu miktar kadar borcu bulunmadığını, davacı ile davalı arasında 2009 yılında bir alacak verecek ilişkisinin doğduğunu, davalı yurt dışında yaşadığı için müvekkilinin, borucunun büyük bir kısmını davalının tanıdığı olan …’nın hesabına gönderdiğini, davalıya toplamda 47.500.-TL borcuna mukabil davalının tanıdığı …’ya 23.07.2009 tarihinde 14.000.-TL, 11.08.2009 tarihinde 10.000.-TL, 31.08.2009 tarihinde 12.000.-TL gönderdiğini, müvekkilinin davalıya 4.000.-TL’de elden verdiğini, davalının borcun ödenmesine rağmen kötüniyetli olarak icra takibi yaptığını ileri sürerek, iddia ederek, davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senede ilişkin ödeme yapılmadığını, davacı ödeme yapmış olsa idi senedi alacağını ya da arkasına şerh düşeceğini, oysa ödemeye ilişkin hiçbir resmi belgenin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davalının Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/276 esas sayılı dosyasında tanık sıfatıyla verdiği beyanları, anılan dosyada alınan bilirkişi raporu ve dava konusu senedin keşide tarihi birlikte değerlendirildiğinde, takibe konu senedin taraflar arasındaki büyükbaş hayvan alımı nedeniyle verilen senet olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/276 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere en yüksek bedel üzerinden hesaplanması halinde dahi 44.223,00 TL olacağı, davalı satımın 87.500,00 TL’ye yapıldığını iddia etmiş etmiş ise de bu iddiasını ispat ile yükümlü olduğu, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda emsal alınan değer ile senet değerinin orantılı olduğu, senet bedelinin 36.000,00 TL’lik kısmının ödendiğinin davalının ikrarı ve ödemeye ilişkin dekontlardan anlaşıldığı, elden verildiği iddia olunan 4.000,00 TL’nin verildiğini davacının ispatlayamadığı, senet bedeli 47.500,00 TL’den ödendiği sabit olan 36.000,00 TL düşüldüğünde bakiye 11.500,00 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığını ispat edemediği, senet nedeniyle başlatılan takipte, davacı tarafça 81.000,00 TL ödendiği davalı vekilinin icra dosyasına sunduğu haricen tahsil beyanı ile sabit olup, borçlu olunmadığı ispat olunamayan 11.500,00 TL mahsup edildiğinde bakiye 69.500,00 TL’nin borçlu olunmadığı halde ödenen bir para olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 69.500,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan alınarak hisseleri oranında davacılara ödenmesine, bakiye 11.500,00 TL yönünden istirdat talebinin reddine, takip konusu alacağın 36.000,00 TL’sinin %20’si olan 7.200,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kambiyo senedine bağlı olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davalı …’ün Konya Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/276 E. sayılı dosyasında tanık olarak verdiği ifade tutanağı dosya arasına alınmış ve söz konusu ifadenin içeriği incelendiğinde taraflar arasında ibraname düzenlendiğinin belirtildiği görülmüştür. Davalı vekilinin 10.03.2020 havale tarihli beyan dilekçesinde, davacı tarafın 28.03.2016 tarihinde icra dosyasına ilişkin ödeme yaparak taraf vekilleri arasında 28.03.2016 tarihli protokol imzalanıp tarafların ibralaştığını bildirdiği ve 28.03.2016 tarihli “Protokol ve İbraname” başlıklı bir belge ibraz ettiği anlaşılmıştır.
Ayrıca davacı vekilinin 11.06.2020 havale tarihli dilekçesinde 29.03.2016 tarihinde davalıya 81.000.-TL ödendiğini, davalı vekilinin de 29.03.2016 tarihinde Silivri 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/9996 E. sayılı dosyasına borçlu … adına üçüncü kişiden 81.000.-TL haricen tahsilat yapıldığı, geri kalan kısmından feragat edildiğini beyan ederek icra dosyasının infazen kapatılması, dosyadaki hacizlerin kaldırılması için müzekkere yazılması ve senedin iade edilmesi yönünde talepte bulunulduğunu beyan ederek icra dosyasına sunulan imzalı talep yazısını ve harç tahsil makbuzunun örneğini sunduğu görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, bozma ilamı sonrası dosya arasına alınan, davalı …’ün Konya Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/276 E. sayılı dosyasında tanık olarak verdiği ifadesi, davalı vekilinin 29.03.2016 tarihinde Silivri 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/9996 E. sayılı dosyasına sunduğu dosyanın infazen kapatılmasına dair talep yazısı ve 28.03.2016 tarihli “Protokol ve İbraname” başlıklı belge hükümleri nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.