YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7375
KARAR NO : 2022/8105
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.01.2021 tarih ve 2020/182 E. – 2021/27 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalılardan ESC Petrol… Ltd. Şti. arasında bayilik sözleşmesi, protokol ve eki belgelerin imzalandığını, diğer davalıların ise davalı şirketin doğmuş ve doğacak 450.000 USD tutarına kadar olan borcuna kefil olduklarına dair taahhütname keşide ettiklerini, ticari ilişki sırasında davalının uzun süre mal alımı yapmayıp kaçak mal sattığına dair duyumlar alınması üzerine davalı işyerinde tespit yaptırıldığını, tüm uyarılara rağmen davalının mal alımı yapmaması nedeniyle davacı tarafça akdin haklı sebeple fesih olunduğunu, bu fesih sonucu oluşan bayilik hizmet bedeli alacağı, cezai şart alacağı ve taahhüdü ihlal alacağının tahsiline yönelik davacı tarafından girişilen takibe davalıların itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını, esasen davacı yanın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine uymaması sonucu davalıların ekonomik sıkıntıya girdiğini bildirerek davanın reddini savunmuş ve % 40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı şirketin, 24 saat kesintisiz bir şekilde mal satışının sürdürüleceği taahhüdüne ilişkin sözleşmenin 1.maddesi hükmüne, yine satış taahhütnamesine göre yıllık 2000 m3 akaryakıt satışının ilk yıl %25 eksiği olan 1.500 m3 (=1.500.000 lt) akaryakıt satışı gerçekleştirileceğine ilişkin satış taahhütnamesine aykırı davranmış olduğu, feshin haklı olduğu davalının 107.902,59.TL. cari hesap alacağının mahsup edildiği, taahhüdü ihlal cezasının ifaya bağlı cezai şart niteliğinde olması nedeniyle fesih halinde talep edilemeyeceği değerlendirilerek taahhüdü ihlal cezasının hesaplamaya dahil edilmediği, bozma dışı tutulan hususlar ve kefillerin kefalet limitleri göz önüne alınarak yapılan hesaplama uyarınca davanın kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2009/15644 Esas sayılı dosyasında 535.927,61 TL asıl alacak(hizmet bedeli alacağı), 143.632,52 TL işlemiş faizi; 300.380,00 TL asıl alacak(cezai şart alacağı), 8.591,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 988.531,82 TL alacağa yönelik itirazlarının iptaline, (davalı kefiller … ve …’nun alacağın 540.450,00 TL’si ile sorumlu olmaları kaydıyla), asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, haksız itiraz nedeniyle İ.İ.K.’nun 67/2. maddesi gereğince asıl alacağın %40’si oranında 334.523,05 TL icra inkar tazminatının(davalı kefiller … ve …’nun tazminatın 216.280,00 TL’si ile sorumlu olmaları kaydıyla), davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile toplamda 988.531,82 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece kabul edilen kısım yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine karar tarihi itibariyle 66.476,59 TL ve reddedilen kısım yönünden davacının aleyhine 23.848,32 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı hesaplama ile vekalet ücretlerinin takdir edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK’nın 370/2 maddesine göre hükmün bu yönden düzelterek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 7. paragrafındaki “46.476,59” kısmının çıkarılarak yerine “66.476,59” ibaresinin eklenmesi ve 8. paragrafındaki “48.048,00” kısmının çıkarılarak yerine “23.848,32” ibaresinin eklenmesi suretiyle, kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.