YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5805
KARAR NO : 2022/7933
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.12.2013 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.03.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, … Köyü 120 ada 2 parsel sayılı taşınmazı davalıdan 2000 yılında harici olarak satın aldığını, davalıya elden 1.800,00 TL ödediğini, … ilişkisinden dolayı belge almadığını, dava konusu taşınmaz üzerine 2002 yılında bina inşaa ettiğini, 2002 yılından itibaren 12 yıldır davacının bu binada oturduğunu, davacıya ait evin yanında dava dışı … …’na ait yarım kalmış inşaatın da bulunduğunu, davalının köy muhtarının eşi olduğunu, davacının yasal ikametgahının bu taşınmaz olduğunu, bu durumun bütün köy ve muhtarlık tarafından bilindiğini belirterek davacının ikamet etmekte olduğu parselin davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bozma ilamı sonrası davacı vekili, davalıya ait 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacı adına tesciline karar verilmesini istediklerini dile getirmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın davacıya satılmadığını, zilyetliğin devredilmediğini, taşınmazın 2010 yılından sonra dava dışı … …’na devri hususunda anlaşıldığını ve zilyetliğin bu kişiye devredildiğini, binaların davacı tarafından inşaa edilip edilmediği hususunda davalının bilgisinin olmadığını, satış bedelinin … … tarafından ödenmesi veya onun beyanı ve talebi doğrultusunda satış bedelinin her iki tarafça ödenmesi halinde, davalının taşınmazı devre hazır olduğunu, aksi halde davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 14.02.2019 tarihli, 2018/5478 Esas ve 2019/2283 Karar sayılı ilamıyla; “Davacının kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüz’i (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapmasını haklı kılacak neden ispatlanamamıştır. Davacının iddiaları herhangi bir belgeye dayanmamakta ve soyut kalmaktadır. Temliken tescil talebinin kabul koşulları oluşmamış olmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerekmesine karşın yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına karşı, davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 20.10.2020 tarihli, 2020/35 Esas ve 6439 Karar sayılı ilamında; “Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile dava konusu 120 ada 2 parsel sayılı taşınmaza davacının 2002 yılında kendi malzemesi ile bina inşa ettiği, bu binada oturmasına, davalının itiraz etmediği gibi davaya cevabında taşınmazın arsa bedelinin ödenmesi halinde taşınmazı devredeceğini beyan ettiği, arsa bedelinin tamamının davacı tarafından depo edildiği, inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar davacının iyi niyetli olduğu ancak tescile konu olacak yerin, inşaat alanı ile zorunlu kullanım alanını kapsayacağından, mahkemece iptal ve tescile karar verebilmek için bu kısmın ana taşınmazdan ifrazı konusunda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma ilamı kaldırılarak bu gerekçe ile hükmün bozulmasına” karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu mahkemece, “Davacının temliken tescil istediği alanın, taşınmazdan ifrazının mümkün olmadığı, dosya içerisindeki tüm taraf beyanları, tanık beyanları ve deliller dikkate alındığında davacının kendi kullanımında olan alan için dava ikame ettiği, diğer yapının davacı tarafından yaptırıldığına ve davacıya ait olduğuna ilişkin bir delil mevcut olmadığı davacının ihbar olunan ile birlikte ev yaptırma kararında olduklarını beyan ettiği, diğer yapının da ihbar olunanın oturması amacı ile yapılmaya başlandığı gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de; bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemişitr. Bozma ilamında belirtilen gerekçeler doğrultusunda davacının iyiniyetli olduğu kabul edilmiştir. Davacının kullanımında olan kısmın taşınmazdan ifrazının mümkün olmaması nedeniyle yapıların bulunduğunun arsanın tamamının davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.12.2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılmıyoruz.