YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7663
KARAR NO : 2023/35
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile borçlu aleyhine İİK’nın 170/3 maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si olan 300.000,00 TL tazminatın ve borçlunun itirazlarında haksız olması nedeniyle asıl alacağın %10’u olan 150.000,00 TL para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takibe konu senet altındaki imzanın eli ürünü olmadığı gibi alacaklı ile aralarında ne ticari ne de hukuki bir ilişki olmadığından bahisle davanın kabulü ile takibin durdurulmasına ve alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu davacıya ait imza beyannamesindeki imza ile dayanak bonodaki imzanın aynı olduğunun çıplak gözle dahi anlaşıldığını, imza örnekleri toplanıp bilirkişi incelemesi yapıldığında bonodaki imzanın davacı eli ürünü olduğunun anlaşılacağını beyanla, davanın reddi ile tüm alacak miktarı üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere tazminatın ve yine bu miktar üzerinden %10 oranında para cezasının davacıdan tahsilini davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile celp olunan davacı ıslak imzalı evrak asılları, icra dosyası ve bilirkişi raporunun hep birlikte değerlendirilmesi sonucu takip konusu bonodaki imzaların davacının eli ürünü olduğunun anlaşıldığından bahisle davanın reddi ile takip geçici durdurulduğundan İİK’nın 170/3 maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si olan 300.000,00 TL tazminat ve asıl alacağın %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili, imza incelemesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmesinin istenildiğini, buna rağmen ilk bilirkişi raporunun grafoloji uzmanı olmayan bir bilirkişiden alındığını, bilimsel ilkelere dayanmayan gelişigüzel hazırlanan raporda imzanın müvekkiline ait olduğu tespitine varıldığını, rapora taraflarınca itiraz edildiğini ve dosyanın Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesine gönderilmesinin talep edildiğini, ilk derece mahkemesince bu kez 3 kişilik heyetten rapor alınmak üzere dosyanın …’e gönderildiğini, müvekillinin durumunun oldukça iyi olduğunu ve kimseye borcu olmadığını, kensinin tehdit edildiğini ve tehdit eden kişi ile icra takibini yapan kişinin aynı kişiler olabileceğini, 08.06.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda hangi unsurlar yönünden nasıl bir benzerlik bulunduğu konusunda hiçbir açıklama yapılmadığını, müvekkiline ait mukayese imzalardan açık bir şekilde anlaşılacağı üzere müvekkilinin her bir imzasında imza başlangıcından sonra da çeşitli noktalama işaretleri kullanıldığını, ancak davaya konu senette bulunan imzada yalnızca imzanın başlangıcında bulunan işaretin yer aldığı, geri kalan noktalama işaretlerinin bulunmadığı hususunda hiçbir açıklama yapılmadığını, Yargıtay içtihatlarında da imzada bulunan noktalama işaretlerinin imza atılırken motor hareket olarak değerlendirildiği, bilirkişi raporlarında da bu hususun değerlendirilmesi gerektiğinin açık bir şekilde belirtildiğini, elips tarzı başlangıç buklesi ile imzanın devamını sağlayan birleşim noktasının senet metninde oval biçimde yapılmış iken, müvekkilinin diğer mukayese imzalarının tamamında keskin bir geçiş bulunduğunu, heyet tarafından hazırlanan raporda bir tane adli belge inceleme cihazı kullanıldığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması hususundaki taleplerinin birden fazla adli belge inceleme cihazı ile inceleme yapılmasına dayandığını, imza incelemesinde senedin keşide tarihinden öncesine dair imzaların incelenmesi gerektiğini, mevcut raporlarda mukayese imzalardan hangisi ya da hangilerinin değerlendirmede esas alındığının belirtilmediğini, ayrıca uygunluk/benzerlik göstermeyen imzalara da değinilmediğini, sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, 23.06.2021 tarihli dilekçeleri ile HMK 293. madde gereği özel bilirkişiden uzman görüşü almak istenildiğinin bildirildiğini, fakat bu talebinde ilk derece mahkemesince kabul edilmediğini, alacaklı olduğunu iddia eden …’nın hiçbir mal varlığı olmayan ve çalışmayan biri olduğunu ve suç örgütü tarafından kullanıldığını belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan yargılamada Adli Tıp Uzmanı bilirkişi … Savran’dan alınan 25.03.2021 tarihli rapor ile 07.06.2021 tarihli… … ve … imzalı bilirkişi heyeti raporunda takibe konu senedin ön yüzünde ödeyecek bölümünde atılı bir adet imzanın davacı eli ürünü olduğunun bildirildiğini, alınan raporların Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.2009 tarihli 2009/12-382-415 sayılı kararında belirtilen hususları içerir şekilde düzenlendiğini, kesin kanaat içeren raporların hüküm kurmaya elverişli ve denetime olanaklı olduğu anlaşıldığından, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığından bahisle HMK’nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili, müvekkilinin durumunun son derece iyi olduğunu ve hiçbir borcu olmadığını, icra takibinden 6-7 ay kadar önce tehdit edildiğini, tehdit eyleminden belli bir süre sonra 1.500.000,00 TL’lik icra takibine maruz kaldığını, tehdit eden ile icra takibi yapanın aynı kişiler olduğunu, yapmış oldukları şikayet kapsamında alacaklı ile birlikte hareket eden …ve …kişilerin hakaret ve tehdit suçlarından ceza aldıklarını, resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı yapmış oldukları şikayetin imza incelemesi için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinde olduğunu, Fizik İhtisas Dairesi’nin imza incelemesi konusunda en eski, tecrübeli ve donanımlı kurum olduğunu, 08.06.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda hangi unsurlar yönünden nasıl bir benzerlik bulunduğu konusunda hiçbir açıklama yapılmadığını, müvekkiline ait mukayese imzalardan açık bir şekilde anlaşılacağı üzere müvekkilinin her bir imzasında imza başlangıcından sonra da çeşitli noktalama işaretleri kullanıldığını, ancak davaya konu senette bulunan imzada yalnızca imzanın başlangıcında bulunan işaretin yer aldığı, geri kalan noktalama işaretlerinin bulunmadığı hususunda hiçbir açıklama yapılmadığını, Yargıtay içtihatlarında da imzada bulunan noktalama işaretlerinin imza atılırken motor hareket olarak değerlendirildiği, bilirkişi raporlarında da bu hususun değerlendirilmesi gerektiğinin açık bir şekilde belirtildiğini, elips tarzı başlangıç buklesi ile imzanın devamını sağlayan birleşim noktasının senet metninde oval biçimde yapılmış iken, müvekkilinin diğer mukayese imzalarının tamamında keskin bir geçiş bulunduğunu, heyet tarafından hazırlanan raporda bir tane adli belge inceleme cihazı kullanıldığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması hususundaki taleplerinin birden fazla adli belge inceleme cihazı ile inceleme yapılmasına dayandığını, imza incelemesinde senedin keşide tarihinden öncesine dair imzaların incelenmesi gerektiğini, mevcut raporlarda mukayese imzalardan hangisi ya da hangilerinin değerlendirmede esas alındığının belirtilmediğini, ayrıca uygunluk/benzerlik göstermeyen imzalara da değinilmediğini, sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, 23.06.2021 tarihli dilekçeleri ile HMK 293. madde gereği özel bilirkişiden uzman görüşü almak istenildiğinin bildirildiğini, fakat bu talebinde ilk derece mahkemesince kabul edilmediğini, alacaklı olduğunu iddia eden …’nın hiçbir mal varlığı olmayan ve çalışmayan biri olduğunu ve suç örgütü tarafından kullanıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, imzaya itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 170. ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 gününde oy birliği ile karar verildi.