YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8351
KARAR NO : 2022/14438
KARAR TARİHİ : 17.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM
Davacı vekili, davacının 22/06/1994-17/02/2015 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen çalışmasının tespitini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III-MAHKEME KARARLARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkete ait … sicil sayılı işyerinde hizmet akdine tabi olarak 01/01/2004 – 30/06/2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen günlerin infazda nazara alınmasına, davanın davalılardan… İth. İhr. San. Ve Tic. A.Ş. yönünden husumet yokluğundan reddine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Feri müdahil Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile tanık beyanları arasında çelişki olmasına rağmen bu durum irdelenmeden hükmün kurulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık …’in “davacıyı 2008 yılından beri tanıdığını, davalıya ait işyerinde ücret karşılığında 2009 yılından beri sigortalı çalışmaya başladığını, 2009 yılından önceki dönemde davacının başka bir işyerinde hamallık yaptığını, çalıştığını görmediğini, 2009 yılından önce serbest çalıştığını, ihtiyaç olduğunda çağrıldığı zaman geldiğini” beyan etmiş olmasına rağmen bu hususun değerlendirilmediği özet olarak belirtilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, ilk derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/09/1999 gün 1999/21-510-527, 30/06/1999 gün 1999/21-549-555- 03/11/2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosya kapsamına göre, ihtilaf konusu dönem içerisinde 14.08.2003-31.12.2003 tarihleri arasında davacı adına dava dışı işyerince hizmet bildiriminde bulunulduğu, 17.12.2009-17.02.2015 tarihleri arasında … sicil no.lu davalı şirket işyerinden kesintili olarak hizmet bildiriminde bulunulduğu, davalı şirket işyerinin 07.03.2006 tarihinden itibaren hazır beton imalatı faaliyetinden dolayı Kanun kapsamında olduğu, davacının isim ve imzasını taşıyan 20.10.2004-04.12.2007 tarihleri arasında düzenlenmiş irsaliyelerin dosyaya sunulduğu, tespit edilen komşu işyeri çalışanlarının tutanağa bağlanmak suretiyle Mahkemeye bildirildiği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı, davalı ve kamu tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu belirlemelere göre Mahkemece, davacının piyasa hamalı olup olmadığı, bu kapsamda davalı şirket ile hizmet ilişkisine dayalı çalışıp çalışmadığı hususunun yöntemince belirlenmesi gerekmekte olup davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıp çalışmadığı, bu yönde piyasa hamallarının bağlı bulunduğu … vs. gibi bir oda veya dernek varsa davacının kaydı olup olmadığı sorulmalı, bilahare tarafları bilir, tarafsız başkaca kamu tanıkları tespit edilip, dinlenmeyen bordro tanıklarından resen seçilecek tanıklar dinlenmeli, aynı çevrede komşu işverenler veya bu işverenlerin bordrolu çalıştırdığı kişiler saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, taraflar arasında hizmet akdinin unsurlarının mevcut olup olmadığı tespit edilmek suretiyle, davacının serbest piyasa hamalı şeklinde çalışıp çalışmadığı araştırılmalı, hizmet akdiyle çalıştığının kabulü halinde kısmi süreli çalışma olup olmadığı irdelenmeli ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.