Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4484 E. 2022/8200 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4484
KARAR NO : 2022/8200
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.04.2019 tarih ve 2018/266 E. – 2019/203 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.03.2021 tarih ve 2019/1072 E. – 2021/295 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1946’dan beri İtalya’da faaliyet gösteren ve dünya çapında 4. büyük çikolata ve şekerleme üreticisi olarak ünlenen Ferrero Şirketler Grubu bünyesinde bir şirket olduğunu, Ferrero S.P.A.’nın dünya çapında satış ve dağıtımını gerçekleştirdiği KINDER SÜT DİLİMİ ürünlerine ilişkin kelime ve şekil markalarının dünya çapında tesciline sahip bulunduğunu, müvekkilinin KINDER SÜT DİLİMİ markasını taşıyan ürünlerinin ülkemizde de çok iyi tanındığını ve beğenilerek satın alındığını, müvekkilinin SÜT DİLİMİ markalarının ambalaj kompozisyonlarının TÜRK PATENT nezdinde tescilli olduğunu, müvekkilinin 2013/30629 ve 2007/13848 sayılı SÜT DİLİMİ markalarında arka planda kullanılan kırmızı-beyaz renk kombinasyonlu dalga şekli ile ayrıldığını, buna ek olarak bütün ilgili markalarda ana görsel öğe olarak bir kenarı ısırılmış olan çikolatalı ürün görseli ile çeşitli markalarda bu ana öğeye ek olarak ürünün içindeki maddeleri temsilen süt, çikolata ve bal görsellerinin kullanıldığını, müvekkilinin söz konusu markalara ilişkin gerçek ve öncelikli haklarının mevcudiyetinin tartışılmaz olduğunu, davalı Şirket tarafından yapılmış olan 2017/07037 sayılı “ambalaj deseni” çoklu tasarım başvurusuna müvekkilinin piyasada fiili olarak kullandığı ambalajlarına karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğundan tasarımın bunlar yönünden yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığı ve kötü niyetle yapıldığı gerekçeleriyle itiraz ettiklerini, dava konusu YİDK kararında tasarım başvurusu ile itiraz gerekçesi markaların genel izlenim itibariyle farklı görüldüğü ve tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunduğu gerekçesiyle itirazlarının reddedildiğini, dava konusu 2017 07037-2 nolu ambalaj tasarımının müvekkilinin çok uzun yıllardır kullanılan SÜT DİLİMİ markalarından ve ürün ambalajlarından kopyalanarak oluşturulduğunu ileri sürerek, 2018/T-525 sayılı YİDK kararının iptaline, 2017/07037-02 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, başvuru konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Şirket vekili, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olduğunu, ambalajlar üzerinde yer alması gereken genel geçer ifadelerin kullanılmasının davacı şirket tarafından yenilik ve ayırt ediciliği kaldıran unsur olarak değerlendirildiğini, ambalaj üzerinde, içerisindeki ürünün türü, gramajı ile ilgili tanımlayıcı ibarelere yer verilmesinin yaygın bir uygulama olduğunu, ambalaj içerisinde ürün bilgisine ilişkin ifadelerin yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesinde dikkate alınmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu tasarımın davacının markaları karşısında yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmadığı, davalı tasarımının davacının markalarına yakınlaşmış olan görünümü nedeniyle bilgilenmiş kullanıcı nazarında birbirleriyle ilişkilendirilmesinin veya muadil olarak algılanmasının söz konusu olabileceği, Kurum kararının yerinde olmadığı, dosya kapsamından davalı Şirketin tasarım tescil başvurusunda bulunmasının kötü niyetli olduğuna yönelik bir delil olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2018/T-525 sayılı kararının iptaline, 2017/07037-02 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK ve davalı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 2017/07037-02 numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığı anlaşılmakla, davalı Şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.