Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2022/14594 E. 2022/15961 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14594
KARAR NO : 2022/15961
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 47. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 2. … Mahkemesi

Taraflar arasındaki muvazaanın tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2017 tarihli ve 2017/391 Esas, 2017/460 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2020/1422 Esas, 2021/2457 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı … Devlet Hastanesinde daimi olarak fakat farklı alt işveren şirketlerde 01.01.2008 tarihinden itibaren sürekli ve asıl işlerde çalıştığını, davalı ile alt işveren şirketler arasındaki sözleşmelerin muvazaalı olduğunu … sürerek davalı ile alt işveren şirketler arasındaki sözleşmelerin muvazaalı olduğunun ve müvekkilinin işe başlamasından itibaren davalının işçisi sayılması gerektiğinin tespiti ile ödenmeyen ilave tediye alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunduklarını, yüklenici firmalardan davalı kurumun asli ve sürekli görevi olan sağlık hizmetleri dışındaki … ve hizmetlerin alındığını, davacının yüklenici firma ile yapılan hizmet alım sözleşmesi doğrultusunda çalıştırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Bakanlığa bağlı hastanede dava dışı şirketin üstlendiği … kapsamında çalışan davacıya işin yürütümü ile ilgili gün içinde hastane yetkililerince verilen emir ve talimatlar ile asıl işverenin yönetim ve denetim … kapsamında yaptığı işlemlerin … başına asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği, ispat yükü üzerinde olan davacının muvazaanın varlığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının hastanenin asli ve sürekli işlerinde çalıştırıldığını, davacının yaptığı işlerin alt işverene yaptırılacak yardımcı işlerden olmadığını, ilave tediye alacağına hak kazandığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“…Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameleri nazara alınarak yapılan değerlendirme neticesinde, davacının hizmet alım sözleşmelerine uygun şekilde çalıştırıldığı, yaptığı işlerin yardımcı … kapsamında olduğu, alt işverene verilebileceği ve hizmet alım sözleşmesi kapsamında kaldığı, davalı … ile diğer davalı şirket arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisinin kanuna uygun olarak kurulduğu ve bu itibarla muvazaaya dayanmadığı anlaşılmaktadır. Emsal Yargıtay İçtihatları da göz önüne alındığında (Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2020/6366E. 2021/4975K., 2019/3692E., 2021/2116K), davalı asıl işveren …’nın, işin düzenli ve sağlıklı yürütülmesi bakımından verdiği emir ve talimatların, alt işverenin yönetim hakkını ortadan kaldırıcı nitelikte olduğu da söylenemez. Anılan sebeplerle, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kanuna uygun olarak kurulduğu ve muvazaaya dayalı olmadığı kabul edilmelidir.” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde … sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Bakanlık ile alt işveren şirketler arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olup olmadığı ve buna bağlı olarak davacının ilave tediye alacağını hak edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4857 sayılı … Kanunu’nun 2 nci maddesinin yedi ve sekizinci fıkraları; 6098 sayılı … Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi.
2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/3451 Esas, 2022/4208 Karar; 15.03.2022 tarihli ve 2022/1037 Esas, 2022/3405 Karar; 07.03.2022 tarihli ve 2022/2189 Esas, 2022/2845 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/674 Esas, 2022/1558 Karar sayılı kararları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde … sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.