Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/5475 E. 2007/7754 K. 04.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5475
KARAR NO : 2007/7754
KARAR TARİHİ : 04.12.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, HUMK’nın 519.maddesi uyarınca uyuşmazlığın hakemler vasıtasıyla halledilip, halledilemeyeceğinin (sözleşmenin ve bu sözleşmeye göre hakeme başvurunun geçersizliğinin) tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacıların Ulaşan olan soyadlarının mahkemenin karar başlığında Ulucan olarak yazılması maddi hatadan kaynaklanmış olup mahkemesince her zaman düzeltilebileceği tabiîdir. Davacılar ….. ile davalı şirketin imzalarını taşıyan tarihsiz, adi yazılı şekilde düzenlenmiş düzenleme şeklinde iştira hakkı sözleşmesinin 15.maddesinde, bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların hakem vasıtasıyla çözümleneceği kararlaştırılmış, hakemlerin seçilme ve çalışma sistemi belirlenmiştir.
TMK’nın 736.maddesinde ifadesini bulan alım (iştira) hakkı, hak sahibine tek taraflı bir beyanla bir taşınmazın alıcısı olabilme yetkisini veren yenilik doğuran bir haktır. Malikin bir kişiye alım hakkı tanımak üzere yaptığı sözleşmeye alım (iştira) sözleşmesi denir. BK’nın 213.maddesi uyarınca bu sözleşme resmi şekle tâbidir. Buradaki şekil geçerlilik koşuludur. Tapuya şerh edileceği ve tapuda devir borcunu da gerektirdiğinden resmi şekilde yapılmayan alım hakkı sözleşmesi geçersiz olup hukuki sonuç doğurmaz. Resmi şeklin Tapu Kanunu’nun 26.maddesi uyarınca tapuda ya da noterde düzenlenen resmi senetle yerine getirilmesi gerekir.
Somut olayda sözleşmenin 4.maddesinde tapu kayıtları belirlenen yerde biten binanın kat mülkiyeti tesis edildikten sonra tapusunun 1/2 hissesi üzerinde alıcı şirket lehine iştira hakkının doğmuş olacağı kabul edilmiş ve o tarihte tapuda işbu hisseye karşılık olarak alıcı
maliklere 3.100.000 USD ödemeyi taahhüt ve kabul etmiştir. Sözleşmenin bu hükmü ile birlikte tamamı dikkate alındığında davacıların satın alıp inşaat yapacakları taşınmazdaki bağımsız bölümlerin 1/2’sinin alım hakkının davalıya tanınması amaçlanmıştır. Adi yazılı şekilde düzenlendiğinden alım sözleşmesi geçersizdir. Sözleşmede, asıl sözleşmenin geçersizliğinin tahkim şartını ortadan kaldırmayacağına dair hüküm bulunmamaktadır. Alım (iştira) sözleşmesinin resmi şekilde yapılmasına ilişkin hüküm kamu düzenine ilişkindir. Mahkeme olarak kabulü mümkün olmayan hakem kararıyla tapuda taşınmaz mal payının devri sağlanamaz. Bu nedenledir ki tapuda pay devrini gerektiren sözleşmelerde tahkim usulü cereyan etmeyeceğinden sözleşmeye konulan tahkim şartı da geçersizdir.
Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 04.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.