YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4783
KARAR NO : 2006/7708
KARAR TARİHİ : 10.10.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davacılardan …, … ve … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 115 ada 70 parsel sayılı 1892,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde …, …, … ve arkadaşları irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın …, … ve … adına tescili isteği ile açtıkları dava, davacı …’in aynı nedenlere dayanarak taşınmazın kendi adına tescili isteği ile açtığı dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece, davacıların Hazine aleyhine açtıkları davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile dava konusu 115 ada 70 parselin tamamı 1680 pay itibar edilerek payları oranında davacı …, …, …, … ile davalılar …, … ve … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar taşınmazın ortak miras bırakan 1995 yılında ölen … …’in iken sağlığında mallarını mirasçıları arasında taksim ettiğini, yaptığı taksimde taşınmazı kendilerine verdiğini ileri sürerek tesbitin iptaline ve taşınmazın tümünün adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Aynı günde dairemizde incelemesi yapılan 2005/120 esas sayılı dosyasında … … mirasçılarından …’in 115 ada 37, yine Dairemiz 2005/118 esasında kayıtlı dosyasında …’de 101 ada 37 nolu parselle ilgili olarak aynı iddia ve hukuksal nedenlere dayalı olarak dava açtıkları ve açılan davalarında aynı gerekçelerle kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür. Taşınmazların ortak miras bırakan …’ten kaldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, …’in sağlığında mallarını mirasçıları arasında taksim edip etmediği, etmiş ise bu tasarrufuna değer verilip verilemeyeceği, …’in sağlığında böyle bir tasarrufda bulunmaması halinde ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği yönlerinde toplanmaktadır. Hal böyle olunca davalardan birsi hakkında verilecek kararın diğerinin esasını etkilemesi kaçınılmaz olacağından delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sağlıklı bir sonuca ulaşılması bakımdan usulün 45. maddesi uyarınca davaların birleştirilerek görülüp sonuçlandırılmasının zorunluluğu açıktır. Mahkemece bu yönünün göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
Davacılardan …, … ve …’in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA bozma nedenine göre işin esasının ve diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 10.10.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.