YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1328
KARAR NO : 2006/2331
KARAR TARİHİ : 21.03.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davacı … ve müdahil davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 127 ada 1, 105 ada 6, 120 ada 15, 101, 102, 103, 104, 105, 104 ada 134, 126 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 27795.92, 5821.42, 4997.95, 16235.05, 11618.82, 17437.36, 13858.93, 18636.54, 7727.88, 533.73 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, ifraz, bağış, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … ve mirasçıları ile … … adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde … dava konusu taşınmazların mer’a olduğuna dayanarak dava açmış, müdahil davacı … bu dosyada dava edilmeyen 127 ada 6 parsel yönünden davaya katılmış, hazinenin müdahile talebi reddedilmiştir. Mahkemece …’ın açtığı davanın reddine, 127 ada 6 parsel 2001/6 esasında davalı olduğundan bu parsel için karar verilmesine yer olmadığına, 120 ada 98 parsel hakkındaki davanın tefrikine, 127 ada 1 parsel ile 126 ada 8 parselin … … mirasçıları adına, 105 ada 6 parsel ile 120 ada 15 parselin … … adına, 104 ada 134 parselin tespit gibi, 120 ada 101 parselin … …, 120 ada 102 parselin tespit gibi, 120 ada 103 parselin … …, 120 ada 104 parselin … 120 ada 105 parselin Kerim mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve müdahil davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hüküm yerinde yazılı gerekçelerle yazılı olduğu üzere işin esası hakkında hüküm tesisi yoluna gidilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Davayı açan … … Efendi köyü muhtarı olmadığı gibi, muhtara vekalet etmesi yada dava açmaya yetkili kılınmış olması da söz konusu değildir. Yine … dava dilekçesinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek hazine adına tescilini talep etmiştir. Usul yasası hükümlerine göre davayı açan kişinin dava hakkının bulunması yanında dava açmakta da hukuki yararının olması gerekir. Dava
hakkı, davanın görülebilme koşullarından olup re’sen nazara alınması gerekir. Davacı, köy muhtarı olmadığına, köy adına da dava açma yetkili kalınmadığına göre usul yasası hükümlerine göre ortada görülebilir bir davanın varlığından söz etme olanağı yoktur. Davaya katılma istemi de ancak görülebilir davalar için geçerlidir. Ayrıca katılanlardan Sadık …’ın dava konusu ettiği taşınmaz dava dilekçesinde davaya konu edilen taşınmazlar arasında da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacının davasının dava açma hakkı olmadığı, katılanların isteklerinin de ortada görülebilir bir davanın bulunmadığı nedenlerine dayalı olarak reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere işin esasına girilerek taraflar hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı … ile katılma isteminde bulunan Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA bozma nedenlerine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 21.3.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.