Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/30385 E. 2023/1021 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30385
KARAR NO : 2023/1021
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hakaret suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükmü temyiz eden sanığın temyiz isteğinin; herhangi bir temyiz nedeni içermeyen dilekçesiyle hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçi …’in, İl Emniyet Müdürlüğü Önleyici Ekipler (Asayiş) Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı, olay günü de … ve … ile görevli oldukları, … Caddesinde … plakalı aracı ve içerisindeki iki kişiyi görerek yanlarına gittikleri, iki şahsın araçtan indikleri, katılan ve diğer polis memurlarının kimlik kontrolü yapacaklarını söyledikleri, bunun üzerine sanık …’in katılana hitaben “Evet ben burda alkol alıyorum ve rahatsız alanın da anasını avradını s…im” dediği ve katılanın üzerine yürüdüğü, suça sürüklenen çocuğunda katılana “Ananı avradını s…im, s…tir ol git.” dediği, sanığın bu sırada elindeki bira şişesini ayaklarının ucuna doğru attığı ve sonrasında katılanın boğazından tutarak iki eli ile sıktığı, suça sürüklenen çocuğun ise katılanın sol kolundan tuttuğu, diğer polis memurlarının olaya müdahale etmek üzere hazırlandıkları sırada sanık ve suça sürüklenen çocuğun araca bindikleri ve aracı katılanın üzerine sürerek olay yerinden kaçtıkları iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın temyiz sebepleri yönünden; tüm dosya kapsamı ile suçun sübuta erdiğinin kabulüyle mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini, saldırıda kullanmaya elverişli silahtan sayılan katılanın üzerine araba sürmek suretiyle işlemesine karşın, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265/4 üncü maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı, anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.