Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/40225 E. 2023/393 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/40225
KARAR NO : 2023/393
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1792 E., 2021/1419 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 Tarihli 2018/963 Esas ve 2019/359 Karar sayılı kararı

Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2-Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.09.2021 tarihli ve 2019/1792 Esas, 2021/1419 Karar sayılı kararı
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21/11/2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi;sanık …’ın 667 sayılı KHK ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatı tespit edilip kapatılmasına karar verilen özel eğitim kurumlarında öğretmen olarak görev yaptığının tespit edildiği,
667 sayılı KHK ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatı tespit edilip kapatılmasına karar verilen … Eğitim İş sendikasına üye olduğunun tespit edildiği,
667 sayılı KHK ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatı tespit edilip kapatılmasına karar verilen … derneğine bağış yaptığının tespit edildiği,
Bank … kayıtlarına göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin ve yöneticilerinin 2013 yılı Aralık ayında Bank …’da hesap açılması ve para yatırılması yönünde çağrıda bulundukları, sanık …’in de bu çağrıya uyarak mali destekte bulunmak amacıyla ilgili banka hesabı üzerinden 31.01.2014 tarihinde 1.586,59 TL miktarlı hurda altın alım işlemi gerçekleştirdiği, ayrıca 03.04.2015 tarihinde 77.323,96TL miktarlı katılım hesabı açtırdığının tespit edildiği,
SGK kayıtlarına göre; 2004 yılından itibaren FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı ve irtibatı tespit edilen … Özel Eğitim Öğretim A.Ş., … Eğitim Kurumları A.Ş., … Eğitim Yayın A.Ş. isimli şirketlerde SGK kaydı olduğunun tespit edildiği,

Sanığın tespit edilen eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturması nedeniyle bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi tarafından hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmesi ve bu karara karşı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık aleyhine gidilen istinaf talebinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; 15 Temmuz 2016 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ele geçirmeye dönük Fethullahçı terör örgütü darbe girişimi akabinde, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 inci maddesi uyarınca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı ve irtibatı tespit edilerek kapatılmasına karar verilen kurumların bağlı olduğu … Eğitim Yayın A.Ş. sahiplerine ve çalışanlarına yönelik olarak yapılan soruşturma neticesinde;sanık …’ın kapatılmasına karar verilen özel eğitim kurumlarında öğretmen olarak görev yaptığı, Bank … kayıtlarına göre; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin ve yöneticilerinin 2013 yılı Aralık ayında Bank …’da hesap açılması ve para yatırılması yönündeki talimatı üzerine 2014 yılından itibaren şüphelinin Bank … nezdinde bulunan hesabında artış olduğu, yüksek miktarlı hesap hareketlerinin ve nakit girişlerinin mevcut olduğu, özellikle adı geçen bankada 31.01.2014 tarihinde 1.586,59TL miktarlı hurda altın alım işlemi gerçekleştirdiği, ayrıca 03.04.2015 tarihinde 77.323,96TL miktarlı katılım hesabı açtırdığı, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. İnci maddesi uyarınca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı ve irtibatı tespit edilerek kapatılmasına karar verilen PAK … İŞ Sendikasına üye olduğu, … Derneğine 02.07.2015 tarihinde bağış yaptığının tespit edildiği, SGK kayıtlarına göre; 2004 yılından itibaren FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı ve irtibatı tespit edilen … Özel Eğitim Öğretim A.Ş., Sultan … Eğitim Kurumları A.Ş., … Eğitim Yayın A.Ş. isimli şirketlerde SGK kaydı olduğunun tespit edildiği, hakkında cezalandırılması istemiyle iddianame tanzim edildiği;
Sanığın savunmalarında, Bank …’da hesabının olmasının sebebinin öncelikle çalıştığı kurumların maaş ödemelerini bu bankadan yaptığını, faizsiz bankacılık olması sebebiyle tüm bankacılık işlemlerini bu bankadan yürüttüğünü, yeni hesap adı altında para yatırmadığını sadece kar payının türünü değiştirdiği için yeni bir hesap açılmış gb gözüktüğünü, bu işlemin bankanın BDDK’ya geçtikten sonra yapıldığını, sanığın savunmalarının bilirkişi raporu ile de örtüştüğü, sanığın örgüt liderinin verdiği talimat sonrasında hemen yardım amaçlı Bank …’ya para yatırmadığının, bankanın TMSF’ye devri sürecinde para yatırdığı hususu da dikkate alındığında dosyada sanık savunmasının aksine başkaca bir delil bulunmadığı, maddi olayın şüphede kaldığı, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlendiğinin sabit olmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak İlk Derece Mahkemesince CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan delillerin, hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığına, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte
yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır. (… özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, tanık anlatımlarına, sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın savunmasının aksine örgüt üyeliğine yahut yardım eden sıfatına delalet edecek delil bulunmaması, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı eleştiri konusu dışında mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.09.202 tarihli ve 2019/1792 Esas, 2021/1419 Karar sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.