YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7953
KARAR NO : 2023/100
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Sanığın temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; ilk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2020/59 Esas, 2021/575 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2022/263 Esas, 2022/484 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktulün, sanığın ikamet ettiği sitede güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, maktulün sanığın ikametini olay günü ve öncesi sürekli diyafondan arayarak sanık ve ailesini rahatsız ettiğinden bahisle aralarında tartışma yaşandığı, olay günü de bu sebeple sanığın maktule tabancayla çok sayıda ateş ederek maktulün ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
Sanığın, maktulün olay tarihinden önce ve olay tarihinde sık sık diyafonla aradığı iddiasına karşın tanık olarak dinlenilen eşinin ve kızının, maktulün ikametlerini bir kaç kez komşuların gürültüden rahatsız olduklarından bahisle uyarmak için aradığı, sanık ile maktul arasında önceye dayalı anlaşmazlık
bulunmadığı, maktulün sanığa ve kendilerine yönelen olumsuz herhangi bir davranışının mevcut olmadığı, maktulün bir kaç kez gürültü yapılması nedeniyle uyarmak için diyafonla aradığına ilişkin beyanları, sanığın tanık olarak dinlenilmesini talep ettiği tanık Perihan’ın taraflar arasında husumet olup olmadığını bilmediği, maktulün kendisi ve site sakinlerine yönelen rahatsız edici davranışının bulunmadığına yönelik beyanı, olay yerinde ikamet ettikleri anlaşılan diğer tanıkların, maktulün olumlu kişiliğine dair beyanları bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın maktul tarafından sıklıkla rahatsız edilmek amacıyla arandığına ilişkin savunmasının haksız tahrik hükmünden faydalanarak cezasında indirim yapılması amacına yönelik olduğu değerlendirilmiş, her ne kadar sanığın kızı ve eşi de olay günü diyafon çağrısı aldıklarını beyan etmişlerse de, söz konusu durumun bir kez yaşandığı beyanlardan anlaşılmakla, bu durumun teknik arızadan kaynaklı olabileceği gibi farklı bir sebeple de olsa maktulün salt rahatsız etmek amacına yönelen davranışını göstermeyeceği, sanık, mahkemede yapılan sorgusunda, maktulün elindeki bıçağı kendisine doğrulttuğu biçiminde savunma yapmışsa da, soruşturma aşamasındaki ifadesinde bıçaktan bahsetmediği, mağdur …’in bıçağın kendilerine ait olduğu ve bıçağı olaydan sonra masaya kendilerinin bıraktığını beyan ettiği, bu nedenle sanığın bu husustaki savunmasına itibar edilmemiş, maktulden sanığa yönelen haksız fiilin mevcut olmaması nedeniyle sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmamıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Tanıklar …..,…..,……,…..,’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 04.08.2020 tarihli otopsi raporunda, kişinin vücuduna 21 adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet ettiği, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası, kot, omurga, ekstremite kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku hasarı, iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir.
5. 07.05.2020 tarihli CD izleme tutanağında, sanığın sağ elinde siyah renkli tabanca ile güvenlik kulübesinin bulunduğu kısımdan kamera açısına girdiği, sonra kamera açısından çıktığı, daha sonra birkaç kere daha elinde tabancayla güvenlik kulübesine doğru gittiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
20.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 11.05.2022 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Mahkemenin maktulden kaynaklanan haksız bir davranış bulunmadığı ve sanığın bu husustaki savunmasının cezasından indirim sağlamak amacına yönelik olduğu şeklindeki gerekçesinin yeterli ve yerinde olduğu, bu nedenle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanığın temyiz istemi yönünden
20.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 11.05.2022 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2022/263 Esas, 2022/484 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.