Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/5114 E. 2023/93 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5114
KARAR NO : 2023/93
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/106 E., 2021/974 K.
DAVA TARİHİ : 07.04.2010
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/503 E., 2017/52 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptal tescil olmazsa tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tapu iptal tescil talebinin reddi, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin yöneticisi olduğu dönemde kooperatifin borçlanma ihtiyacından dolayı diğer davalı …’den borç alındığını, düzenlenen protokolle borç karşılığı çek ve senetlerle birlikte 8 adet taşınmazın teminat olarak verildiğini, bu taşınmazlardan 3537 parsel 31 nolu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, 22.04.2007 tarihinde yapılan genel kurulda teminat olarak verilen arsaların …’e ait olmasına karar verildiğini, davalı kooperatifin, davacıya ait arsayı …’e devir yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bu mümkün olmazsa 50.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

1. Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde; kooperatif ana sözleşmesinde 3.şahıslardan borç para alınabileceğine dair bir hüküm bulunmadığı halde davacının …’den borç para aldığını, davaya konu taşınmazın davacıya ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; borçların ödenmemesi üzerine, müvekkili tarafından protokol uyarınca dava konusu taşınmazın da bulunduğu 8 taşınmazın mülkiyetinin tercih edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2017 tarihli ve 2012/503 Esas, 2017/52 Karar sayılı kararıyla; davacının davaya konu taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığı ve kooperatif başkanının gerçekte kendisine ait bir taşınmazı kooperatifin borcuna karşılık teminat olarak vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2017/777 Esas, 2018/470 Karar sayılı kararıyla;
Dava konusu taşınmazın muris tarafından protokol sonrasında 14.02.2001 tarihinde tapudan satış gösterilmek suretiyle davalı …’e temlikinin yapıldığı, borç ödenmediğine göre taşınmazın iadesi için gerekli koşul oluşmadığından davacı yanın tapu iptal tescil isteminde bulunamayacağı ancak taşınmazın çap kayıtlarına göre kat irtifakının davacıların miras bırakanı adına kurulduğu, davacı tarafın taşınmazın değeri olarak talep ettiği 50.000,00 TL tazminata muhatabı olan davalı kooperatif tarafından itiraz edilmediği gerekçesiyle tapu iptal tescil talebi yönünden istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, tazminat istemi yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davacıların davalı …’e yönelik davasının reddine, davalı kooperatife yönelik tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davacıların davalı kooperatife yönelik tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kooperatif vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin (kapatılan 23.Hukuk Dairesi) 21.12.2020 tarihli ve 2018/1369 Esas, 2020/4424 Karar sayılı ilâmı ile davalı kooperatif vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/405 Esas sayılı dosyasında taşınmaz mahallinde keşif yapıldığı ve 11.06.2009 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 43.700,00 TL olarak belirlendiği, bu rapora karşı davalı kooperatif vekilinin itirazda bulunduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince bu rapor değerlendirilmeden davacı tarafın taşınmazın değeri olarak bildirdiği miktara hükmedilmesinin hatalı olduğu, davalı kooperatif vekilinin itirazlarını karşılayacak şekilde taşınmazın değeri ile ilgili rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu aldırılarak taşınmazın dava tarihindeki değerinin ilk kararla hükmedilen miktardan daha fazla olduğu gerekçesiyle davalı …’e yönelik davanın reddine, davalı kooperatife yönelik tapu iptal ve tescil isteminin reddi ile 50.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı kooperatiften tahsiline karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kooperatif vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri

Davalı kooperatif vekili, dava konusu taşınmazın davacıya ait olmadığını, davacı … ile kooperatif arasındaki davada Cami Zeyrek’in mirasbırakanı adına tek taşınmaz olduğu ve bunun da 27 parsel sayılı taşınmaz olduğunu ifade ettiğini, dava konusu taşınmaza ait ortaklık için herhangi bir ödeme yapılmadığının defter incelemesiyle sabit olduğunu, davacı kooperatif ortaklığından ayrılmış olup kendisine ait olduğunu iddia ettiği pay için yapmış olduğu ödemeler dışında bir bedel talep etmesinin yasal olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bedelinin tespiti ile davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davalının temyiz itirazları Dairemiz bozma kararı ile reddedilerek kesinleşmiş olan hususlara ilişkin olup mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı kooperatif vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi