YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4895
KARAR NO : 2023/90
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1345 E., 2022/1463 K.
DAVA TARİHİ : 28.01.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/52 E., 2022/559 K.
Taraflar arasındaki konkordatonun tasdiki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin mağaza ve internet üzerinden tekstil ürünleri satışı ile uğraştığını, davacı …’ın şirketin müdürü ve ortağı olduğunu, pandemi nedeniyle ödeme sıkıntısına düştüklerini ileri sürerek geçici ve sonrasında kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikini talep etmiştir.
II.CEVAP
Bir kısım alacaklılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın konkordatoya ilişkin düzenlemeleri doğrultusunda dürüstlük kuralı ile ilgili İİK 292/c bendindeki düzenlemenin konkordatonun reddi sebeplerinden biri olarak düzenlendiği ve söz konusu maddenin konkordato geçici mühletinde de uygulama alanı bulacağı, borçlu şirketin 14.10.2021-27.01.2022 tarihleri arasında 5.222.000,00 TL değerinde yeni araç edindiği, toplam 8 adet araç satın aldığı ve bu araçların 5 tanesinin konkordato başvurusundan 3 gün önce satın alındığı, son 3 gün içinde alınan bu 5 aracın toplam değerinin 4.051.000,00 TL olduğu, bu süreçte alınan 3 orta üst segment binek araç (Polo – Q3 – 5.20i) için 3.286.000,00 TL borç yaratıldığı, 3 aylık dönemde borçlu şirketin adi borçlarında 13.948.865,06 TL artış meydana geldiği ve bu tutarın 4.051.000,00 TL’sinin ise araç alımlarından kaynaklı olduğu, 3 gün içinde konkordato talebinde bulunacak borçlunun binek araç almak sureti ile 4.051.000,00 TL borçlanma işleminin İİK’nın 292/c bendine aykırı, dürüstlük kuralına uygun olmayan, kötü niyetli eylem olarak değerlendirildiği, davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, İİK’nın 178 ve 179. maddesinde belirtilen doğrudan doğruya iflas koşullarının oluşmadığı ve borçlu şirketin iflasına karar verilemeyeceği, davacı …’ın ise tacir sıfatına haiz olmadığı ve davacı gerçek kişi yönünden de iflas karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; pandemi sonrası yükselen kargo maliyetleri gibi hususlar dikkate alınrak şirket bünyesinde “Arlin Filo” projesinin hayata geçirildiğini, bu işlemlerin altı ay önceden başladığını, kurulan filo ile yapılan işlemlerin hem lojistik giderlerini azalttığını, hem de öz varlık olarak kaydedilen demirbaş araçlardaki fiyat artışları sebebiyle sermayesini güçlendirdiğini, herhangi bir şekilde muvazaalı bir işlem ile alacaklı yaratma çabasında olmadığını, müvekkili şirket ve yetkilisinin hukuki anlamda kötü niyetli olmadığının kanıtladığını, binek diye tabir edilen araçların, şirket müdür ve yetkili diğer personele tesis edildiğini, şirketin bu anlaşmalardaki maddi yükümlülüğünü yerine getireceğini gösterir şekilde olması gerektiğini, araç piyasasında devam etmekte olan krizler de göz önünde bulundurulduğunda araçların bir gün içerisinde alınamadığını, araç alımına ilişkin anlaşma yapıldıktan 1 belki 2 ay sonra araçların ancak teslim edildiğini, konkordato projesinin gerçekleştirilebilir olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu davacı şirketin konkordato başvuru kararı almasından sonra ve konkordato davası açmasından 3 gün öncesinde çok sayıda ticari ve binek araç alıp borçlarını artırarak konkordato tasdiki talebinde dürüst davranma kuralını ihlal ettiği, İİK.’nın 305. maddesinde aranılan koşulların davacılar lehine oluşmadığı, davacı şirketin borca batık olmadığı ve davacı şirket yönünden İİK’nın 178. ve 179 maddesinde belirtilen iflas koşullarının oluşmadığı, davacı gerçek kişinin tacir sıfatına haiz olmadığı ve iflasa tabi kişilerden olmadığı, yargılamada eksiklik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Talep İİK 285. ve devamı maddeleri çerçevesinde konkordatonun tasdiki talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İcra ve İflas Kanunun 285’inci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Konkordatonun tasdiki isteminde bulunmadan 3 gün öncesinde çok sayıda ticari ve binek araç alarak borçlarını artıran davacı şirketin İİK’nın 292/c maddesinde düzenlenen alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği açık olup mahkeme kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi