Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/18084 E. 2023/654 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18084
KARAR NO : 2023/654
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karaisalı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.04.2015 tarih ve 2015/112 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Karaisalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli kararı ile sanığın iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 … maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’nın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın oluşa, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğuna, tanık …’ nin ilk verdiği ifade de doğruyu söylediğine, daha sonra …’nin yönlendirmesiyle ifadesini değiştirdiğine, sübuta, …’nin beraat ettiği kararın kesinleşmesinin beklenmediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
3. Katılan vekili; sanığın cezasında indirim yapılmasının ve cezanın ertelenmesinin, cezanın kişiselleştirilmesi ilkesine aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’nın 29.09.2012 tarihinde katıldığı düğün organizasyonunda kendine ait bilezik çalınmadığı halde katılan … tarafından çalındığını iddia ederek iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık …’ nın yaptığı şikayet üzerine, katılan … hakkında hırsızlık suçundan açılan davada Karaisalı Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 11.03.2015 tarihli 2014/233 E., 2015/70 K. Sayılı kararı ile beraat kararı verilmiş ve Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 17.01.2019 tarih ve 2018/8726 E.-2019/576 K. Sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
3. Tanık … ifadesinde; sanığın kendisinden, …, bileziğini çalmadığı halde çaldı diye iddia ederek tanıklık yapmasını istediğini, kendisinin bunu kabul etmediğini, sanığın müştekiye iftira attığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Tanık … ifadesinde; tanık … ile gezmeden gelirken, sanık …’ nın balkondan seslendiğini, tanık …’ye müşteki … hakkında bileziği çaldığına dair yalancı tanıklık etmesi durumunda kendisine bir miktar para vereceğini teklif ettiğini, bunları kendisinin de duyduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yönünden;
Tüm dosya kapsamına göre katılanın istikrarlı beyanları, tanık …’nin sanığın katılan hakkında hırsızlık iddiasıyla şikayette bulunduğu dosyada kendisinden …’nin bileziği çaldığı yönünde tanıklık yapmasını istediği halde bunu kabul etmediğine dair ifadeleri, tanık …’nin sanığın, tanık …’den, … hakkında bileziği çaldığına dair yalancı tanıklık etmesi durumunda kendisine bir miktar para vereceğini teklif ettiğini kendisinin de duyduğu şeklindeki beyanı karşısında sanığın hukuka aykırı bir fiil isnadıyla iftira suçunu işlediği sabit olmakla mahkemenin sübuta yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden;
1. Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, sanığın geçmişi ile cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkileri göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın adli sicil kaydına göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına yasal engel bulunmadığı anlaşılmıştır.
3. Katılan hakkında hırsızlık suçundan açılan davada verilen beraat kararının Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.

C-Tebliğname yönünden;
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Sanık …’ nın katılan … hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnadıyla iftira suçunu işlediği anlaşıldığından Tebliğnamedeki beraat kararı verilmesi yönündeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Adli sicil kaydında 5271 sayılı Kanun’ un 231 … maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan, hakkında mahkemece yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varıldığı nazara alınarak hapis cezası ertelenen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul eden sanığın, yüklenen suçu 29.09.2012 tarihinde, 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’ un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının yürürlük tarihi olan 28.06.2014 tarihinden önce işlediği de gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’ un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca uygulama koşulları bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerekirken, “sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediği” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 29.09.2012 yerine 2014 olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C-2-3) bendinde açıklanan nedenlerle Karaisalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarih ve 2015/119 Esas ve 2015/285 Kararına yönelik sanık ve müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’e uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde karar verildi.