Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7754 E. 2023/530 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7754
KARAR NO : 2023/530
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten Öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2019/202 Esas, 2019/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci

fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2020/313 Esas, 2020/965 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili, katılanlar …, Şevki, Kazım, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2020/313 Esas, 2020/965 Karar sayılı kararının, katılan … vekili, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08.11.2021 tarihli ve 2020/5365 Esas, 2021/13930 Karar sayılı kararı ile katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 294 maddesinin birinci fıkrası ve 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine, “sanığın, annesinin maktul ile ilişki yaşadığını öğrenmesi üzerine ailesinin yaşadığı köye geldiği, geldikten birkaç gün sonra anne ve babasının anlaşmalı olarak boşandıkları, 2 gün sonra da sanığın av tüfeğini alarak ikametinden dışarı çıktığı, maktul ile tanık…’ı hayvan otlatırken gördüğü, burada maktule ateş ederek öldürdüğü olayda;
Tasarlamanın varlığı için, belli bir kişiye yönelik önceden alınan bir öldürme kararı bulunması, karar ile eylem arasında belli bir zaman geçmesi, geçen zaman zarfında failin ruhi dinginliğe ulaşmasına rağmen kararında sebat ve ısrar göstererek eylemi gerçekleştirmesi gerektiği, sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde “Av tüfeği bana aittir. Yaklaşık 5-6 ay önce ben bu tüfeği …’da ismini hatırlamadığım ve tanımadığım bir şahıstan aldım ve otobüs ile ben bu tüfeği köydeki evimize getirmiştim.”, Bölge Adliye Mahkemesinde alınan beyanlarında “Ben söz konusu tüfeği 2014 yılında almıştım. Söz konusu tüfek o zamandan beri köyde duruyordu.” şeklinde çelişkili beyanda bulunduğu, bu suretle sanığın annesinin ilişki yaşadığını öğrenmesine binaen tüfekle birlikte köyüne geldiği yönünde herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın, annesi ile maktul arasındaki ilişkiyi öğrenmesinden itibaren öldürme kararını alması için yeterli bir süre geçtiği tüm olay kapsamından anlaşılmış ise de aradan geçen ve tasarlamanın varlığı için yeterli olan zamana rağmen, öldürmeye ne zaman karar verdiği ve sebat göstererek eylemini gerçekleştirdiğine dair yeterli kanıt bulunmadığından, sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde tasarlayarak kasten öldürme suçundan hüküm kurulması,
Maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında, sanık hakkında cezadan indirim öngören haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerekirken asgariye yakın oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/312 Esas, 2022/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Nedenleri
1. Eksik inceleme ile karar verildiğine,
2. Suçun tasarlanarak işlendiğine,
3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
4. Takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine
İlişkindir.

B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Nedenleri
Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması sırasında fazla ceza tayinine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, annesinin maktul ile ilişki yaşadığını öğrenmesi üzerine ailesinin yaşadığı köye geldiği, geldikten birkaç gün sonra anne ve babasının anlaşmalı olarak boşandığı, olay günü sanığın ikamette bulunan av tüfeğini alarak dışarı çıktığı, hayvan otlatmakta olan maktul ve tanık…’ın yanına gittiği ve maktule av tüfeği ile birkaç el ateş ederek ölümüne neden olduğu belirtilmiştir.
Suç vasfı yönünden, sanığın av tüfeğini ne zaman köye getirdiğine dair farklı beyanları, …’dan köyüne gelirken tüfeği yanında getirdiğine dair delil bulunmayışı, sanığın öldürme kararını ne zaman verdiğine dair yeterli delil bulunmadığı hususlarına değinilerek sanığın kasten öldürme suçunun basit halini işlediği belirtilmiştir.
Haksız tahrik yönünden, tanık…’ın maktul ile sanık arasındaki konuşmaları tam olarak duymadığına dair beyanı, sanığın maktulün “anan avradım oldu” ve “yaptım yaptım” şeklinde karşılık verdiğine dair beyanları, maktul ile sanığın annesinin köydeki ikametlerinin bahçesinde gönül ilişkisi yaşadıklarını kardeşi tanık …’den öğrenmesi, yine bu ilişkiye dair ses kayıtlarını dinlediği savunmasının aksini ispatının mümkün olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde sanık lehine asgari hadden haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı belirtilmiştir.

2. Sanık beyanlarında maktulü vurduğunu ikrar etmiştir.

3. Tanık …’in istirarlı beyanlarında, annesi ikametleri bahçesinde üstü başı dağınık şekilde, maktulü ise uygunsuz vaziyette gördüğünü beyan etmiştir.

4. Maktul ile sanığın annesi arasındaki görüşmelere dair HTS kayıtları dosyada mevcuttur.

5. Sanığın annesi ve babasının boşanmalarına dair Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.10.2017 tarihli 2017/580 Esas, 2017/709 Karar sayılı anlaşmalı boşanma karar dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Nedenleri
1. Eksik İnceleme ile Karar Verildiği
Dava dosyasında bulunan ifadeler, otopsi tutanağı, HTS kayıtları, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, kollukça tutulan tutanaklar karşısında dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suçun Tasarlanarak İşlendiği
Olaylar ve Olgular başlığının birinci paragrafındaki Mahkemece yapılan değerlendirme ve bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın maktulü öldürme kararını önceden verdiğine, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiğine ilişkin dava dosyasına yansıyan bir durumun bulunmadığı, olayın ani bir kastla geliştiği sonucuna varılmakla, mahkemece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Takdiri İndirim Nedenleri
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle takdiri indirim sebebi uygulandığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Katılan Vekilinin, Sanık ve Müdafiinin Haksız Tahrike Yönelen Temyiz Nedeni
… olan ve ailesinin yanında ikamet etmeyen sanığın annesinin maktul ile ilişkisi olduğuna dair doğrudan bir gözleminin olmaması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 185 inci maddesinde belirtilen sadakat yükümlülüğünün ancak eşlere ait olması, olay tarihinden önce de sanığın annesi ve babasının anlaşmalı olarak boşanmış olmaları, öldürme olayının görgü tanığı…’ın kollukta alınan beyanlarında “hiçbir şey söylemeden …’a bir el ateş etti”, savcılıkta alınan beyanlarında “İsmet ve ben, Rasim’e hiçbir şey söyleyemedik.”, İlk Derece Mahkemesinde alınan beyanlarında “maktul benim yanımda sanığa hitaben senin annen benim avradım oldu gibi sözler söylemedi, ben böyle bir şey duymadım”, Bölge Adliye Mahkemesinde alınan beyanlarında “ateş ettikten sonra İsmet, Rasim’e yapma oğlum dedi, Daha sonra İsmet başka bir şey söylemedi.” hususlarını belirtmesi karşısında sanık savunmalarının itibar edilebilir nitelikte bulunmadığı ve maktulden sanığa yönelen herhangi bir haksız söz ve davranış bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin, haksız tahrike yönelik temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiş, Mahkemece haksız tahrik hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/312 Esas, 2022/69 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı oy) (Karşı oy)

K A R Ş I O Y

Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gerekçesiyle sayın çoğunluk tarafından verilen bozma kararına, sanık hakkında haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği düşüncesiyle katılmamaktayız.
Bozma öncesi ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda nitelikli kasten öldürme suçundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 82/1-a, 29, 62. maddeleri uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince istinaf incelemesi sonucu istinaf başvurularınını esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu, sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması yerine tasarlayarak öldürme suçundan hüküm kurulması ve maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında asgari oranda indirim yapılması gerekirken asgariye yakın oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini sebepleriyle hüküm bozulmuştur.
Bozma sonrası ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu bozma kararına uyularak sanık hakkında TCK’nin 81/1, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sayın çoğunluk tarafından dairemiz önceki bozma kararı ile uygun düşmeyecek şekilde sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması ve dolayısıyla cezasından indirim yapılmaması yönündeki kararı, hukuk devletinin önemli bir unsuru olan hukuki istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerini zedeleyecektir.

Sanığın, annesi ile maktulün gizli ilişki yaşadıklarını kardeşi …’den öğrendiği, olay günü yanına av tüfeğini alan sanığın tanık… ile hayvan otlatan maktulün yanına gittiği, yakın mesafeden maktule ateş ederek öldürdüğü, sanık aşamalardaki savunmalarında maktulün kendisine hitaben “anan avradım oldu”, “yaptım, yaptım” dediğini savunması, tanık…’ın sanık ile maktulün ne konuştuklarını duymadığını beyan etmesi, sanığın savunmasını bertaraf edecek delil olmaması karşısında sanığın savunmasının kabulüyle maktulün sanığa hitaben “anan avradım oldu”, “yaptım, yaptım” şeklindeki sözlerinin, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranış olduğu ve haksızlığın ulaştığı boyut dikkate alındığında asgari oranda indirim yapılmasının yerinde olduğu, ilk derece mahkemesince haksız tahrik hükümlerini uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından kararın onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun sanık hakkında haksız tahrik uygulanmamasına ilişkin bozma kararına katılmamaktayız.