Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10377 E. 2023/434 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10377
KARAR NO : 2023/434
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2014/403 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli ve 2014/403 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 15.10.2020 tarihli ve 2020/7499 Esas, 2020/13774 Karar sayılı kararıyla;
“…1) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c, 87/1-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının talimat yoluyla aldırılması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,

3)5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son, 29. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasına, TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanması neticesinde, 3 yıl 1 ay 15 gün yerine, hesap hatası yapılarak 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,

4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…”

Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.

3. Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/8 Esas, 2021/724 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1.Atılı suçun sanık tarafından işlendiğine ilişkin mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Kırıkhan otogarında yolcu alma meselesinden çıkan karşılıklı kavgada sanığın bıçakla sol omuzuna, sol kalçasına ve yüzüne vurduğu mağduru yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

3. Mağdur aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuştur.

4. Tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

5. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.11.2014 tarihli ve 2014/3087 sayılı;
“..Şubemizce 15.05.2014 tarihinde düzenlenen raporda;
Müşteki hakkında düzenlenmiş Kırıkhan Devlet Hastanesi’nin 18.04.2014 tarihli adli raporunda; sol kolunda 1×1 cm lik, sol omuzda 0,5 cm lik ve sağ yüzde deri sıyrıkları sağ şakak ve alında morarma mevcut olduğunun bildirildiği,
Kişinin tarafımızca yapılan muayenesinde; yanak sağ kısımda 7-8 cm uzunluğunda kesici alet yaralanmasına bağlı sıyrık olduğu, sol omuz başında ve sol gluteal bölgede 1 cm lik kesici alet yaralanmasına bağlı nedbe dokusu tespit edildiğine göre,

S O N U Ç :
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI ,
b)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
c) Yüzde sabit ize NEDEN OLDUĞU…”

Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sübut
Aşamalarda benzerlik gösteren mağdur beyanını destekleyen tanık D. D.’nin 18.04.2014 tarihli kolluk ifadesi ve Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta belirtilen adlî rapor içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suç sabit olduğundan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesair
1. Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının kazanılmış hak nedeniyle, “2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine” karar verilmesi gerekirken, “2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-1) numaralı bentte açıklanan nedenle Kırıkhan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/8 Esas, 2021/724 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan kazanılmış hak müessesesinin uygulandığı paragrafın hüküm metninden çıkartılarak yerine, “Ancak hüküm yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum ceza miktarı açısından 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğundan, sanığın cezasının, 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine” şeklindeki ibarenin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.