Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/18006 E. 2023/769 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18006
KARAR NO : 2023/769
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollaması ile

birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, eksik delil toplandığına, beraat kararı verilmesine aksi takdirde ise lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın babasına ait borç nedeniyle yapılan haciz işlemi sırasında hacze konu işyerinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek haciz işlemine engel olmaya çalıştığı, şikayet edeceğini söyleyerek işyerini terk … gittiği, işyerine geri geldiğinde kasa içerisindeki 10.000,00 TL para ile 50.000,00 TL değerindeki malzemelerin yerinde olmadığı, bu nedenle hacze gelen avukat, polis memuru ve icra memurundan şikayetçi olduğunu beyan ederek resmi mercie suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan 06.06.2014 tarihli haciz tutanağında, haciz işleminin polis memuru …, avukat çalışanı … ve icra memuru … nezaretinde yapıldığı, sanığın “burası bana aittir, burada işlem yaptırmam, sizi şikayet edeceğim” diyerek mahalden ayrıldığı hususunun zapta geçirildiği, haciz tutanağında yazılı olan eşyaların haczedilerek yediemin bulunmadığından mahalde bırakıldığı ve haciz işlemine son verildiğinin yazılı olduğu görülmüştür.
3. Dava dosyasında bulunan 07.06.2014 tarihli görgü ve tespit tutanağında, işyerinin kapısında bir zorlama olmadığı, masa üzerinde yazar kasanın açık vaziyette olduğu, bozuk paraların dağılmış vaziyette olduğu, işyeri içerisindeki bir kısım malzemelerin yere saçılmış olduğu, olay yerini gösterir kamera kaydının bulunmadığının tespit edilmiş olduğu görülmüştür.
4. Dava dosyası içerisinde bulunan 24.06.2014 tarihli tutanakta, işyerine ait güvenlik kamerasının incelendiği, olay saatine ilişkin kayıt bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
5. Kolluk tarafından düzenlenen 25.07.2014 tarihli tutanakta, çalındığı iddia edilen malzemeler ve paraya ilişkin fatura, irsaliye, muhasebe kaydı gibi belgelerin sanıktan talep edildiği, sanığın getireceğini söylemesine rağmen telefonlara cevap vermeyerek bu belgelerin teslim edilmediği hususunun belirlendiği görülmüştür.
6. Şikayetçiler ve katılan hakkında hırsızlık suçundan 09.12.2014 tarihinde iddia edilen eylemin gerçekleşmediği gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanığın resmi mercie başvuru tarihi olan 07.06.2014 tarihi yerine 06.06.2014 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan haciz tutanağı, olay yeri tespit tutanağı, kolluk tarafından tutulan 25.07.2014 tarihli tutanak içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın hacze konu işyerinde yapılan işleme duyduğu kızgınlık sonucunda, haciz işleminden bir … sonra kolluğa müracaat ederek işyerinde bir miktar para ve malzemesinin yerinde olmadığını beyanla şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın şikayetinde haciz işlemine katılan avukat, polis memuru ve icra memurundan şikayetçi olması nedeniyle isim belirtmese de bu kişilerin haciz tutanağından belirlenebilir olması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmasına bir etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Hırsızlık suçundan başlatılan soruşturma sonucunda müştekiler ve katılan hakkında suçu işlemedikleri gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan hususlar ve tüm dava dosyası kapsamına göre, mahkemece iftira suçunun oluştuğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığından sanığın suçu işlemediğine, eksik delil toplandığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Sanığın suçtan sonra ve yargılama sürecindeki davranışları değerlendirilerek takdiren 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmadığı; pişmanlık duyduğuna ilişkin davranışının olmaması, suçun işlenmesindeki nedenler, suçun işleniş biçimi de dikkate alınarak ileride yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı belirtilmiştir. Mahkeme gerekçesinde lehe hükümlerin uygulanmaması yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın lehe hükümlerin ve indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, gerekçe bölümünde açıklanan eleştiri dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.