Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8214 E. 2023/195 K. 31.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8214
KARAR NO : 2023/195
KARAR TARİHİ : 31.01.2023

T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1927 E., 2022/71 K.
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2019/393 Esas, 2020/195 Karar sayılı kararlarıyla sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.03.2021 tarihli ve 2020/1803 Esas, 2021/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hükmün “Mağdurda husule gelen ve kızgın yağ dökülmek suretiyle oluşan yaralanmanın mağdurun baş bölgesinde de oluştuğu rapor edilmiş olup, mağdurdaki yaralanmanın 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesi kapsamında “yüzün sürekli değişikliğine” veya “yüzde sabit ize” neden olup oladığı yönünden mağdurun adlî tıp kurumuna sevki ile rapor aldırılması, alınacak bu raporun sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinde öngörülen indirim oranının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz rapora istinaden kovuşturma tamamlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/117 Esas, 2021/401 Karar sayılı kararlarıyla sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/1927 Esas ve 2022/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ve sanığın istinaf başvurusun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz istemi;
Sanık hakkında hüküm kurulurken suç niteliğinin hatalı tespit edildiğine ilişkindir.

2. Sanık …’in temyiz istemi;
Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur … sanığın 2015 yılında resmî nikah olmaksızın birlikte yaşamaya başladıkları, olay tarihinden 9 ay önce aralarındaki geçimsizlik nedeniyle mağdurun mevcut adresine taşındığı, olay akşamı mağdurun saat 21.30 sıralarında evine gelerek uyuduğu, sanığın mağdur uyuduktan sonra onun rızası olmaksızın salonun açık olan camından içeri girerek bıçak çıkardığı, mağdurun boynundan tutup “Beni nasıl polise ihbar edersin!” şeklinde beyanda bulunarak bıçak ile mağduru sol dizinden yaraladığı, mağdurun çığlık atmaya başladığı, bunun üzerine sanığın camı kapatarak mağduru yatak ile duvar arasına boğazını sıkmak suretiyle sıkıştırdığı ve önceden hazırladığı çaydanlığın içerisinde bulunan sıcak su ve yağı mağdurun yüzüne, göğsüne, kollarına ve sırtına dökerek evden hızla kaçtığı anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Mağdur …’nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Küçükçekmece Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 08.10.2019 tarih, 69430750- 2019/8216 Karar sayılı raporu ile mağdurun yaralanmasının “sağ kol sol kol yüz gövde ön yüz yarımı, gövde arka yüz yarımı sıcak su, sıcak yağ 1., 2. dereceden yanık olduğu, toplamda yüzde 30-35 yanık, yerimiz olmadığından yanık yoğun bakım ünitesine sevk edildiği, 17.09.2019, 15.09.2019 tarihinde saat 15.00 de yoğun bakım üniteye kabul ettiğimiz hastanın yüz ve boyun %5, sağ üst extremite % 9, sol üst extremite % 2, gövde ön yüz %10,2 ve 3. Derece toplamda % 26 yanık alanı olduğu, Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

5. İstanbul Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 29.06.2021 tarih, 18.06.2021-10914 Karar sayılı raporu ile mağdurun yaralanmasının “Kişi hakkında düzenlenmiş tıbbî belgelerde tarif edilen ve kişinin 14.06.2021 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin, büyük oranda ciltle aynı renk ve seviyeyi aldığından belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edilmediğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı, ayrıca sorulduğu üzere yüzünde sürekli değişikliğe neden olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur.” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Suç Niteliğine Yönelen Temyiz Sebebi
Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, tarafların bir süre birlikte yaşaması, müşterek iki çocuklarının bulunması ve dosya kapsamına göre sanığın yaralama kastıyla bir dönem birlikte yaşadığı mağdurun üzerine kaynar su dökmesinin canavarca hisle ve eziyet çektirerek insan öldürmeye teşebbüs suçunun tek başına kanıtı sayılamayacağı, sanığın elinde bıçak olmasına karşın mağdurun hayaî bölgelerine bıçakla vurmadığı, eylemi engel hâl yok iken kendiliğinden yaralandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanığın Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebebi
Dosya kapsamına göre, sanık ile mağdurun olay tarihinde birlikteliklerinin olduğu ve müşterek iki çocuklarının olduğu, ancak sanığın ceza evinde olması ve geçimsizlik nedeniyle ayrı yaşadıkları, sanığın mağdur uyuduktan sonra onun izni ve rızası olmaksızın salonun açık olan camından içeri girerek mağdurun yanına gelip bıçak çıkararak mağdurun boynundan tutup “beni nasıl polise ihbar edersin” şeklinde beyanda bulunarak bıçak ile mağduru sol dizinden yaraladığı, mağdurun çığlık atmaya başladığı, bunun üzerine sanığın camı kapatarak mağduru yatak ile duvar arasına boğazını sıkmak suretiyle sıkıştırdığı ve önceden hazırladığı çaydanlığın içerisinde bulunan sıcak su ve yağı mağdurun yüzüne, göğsüne, kollarına ve sırtına dökerek evden kaçtığı, mağdurun Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen raporda tarif edilen şekillerde yaralandığı belirtilmekle, darbe sayısı ve şiddeti, yaranın niteliği, engel halin olmayışı dikkate alınarak, eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmayan sanığın “kasten yaralama” suçundan, 1 ile 3 yıl aralığında hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının uygulanması sırasında, aynı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı ve kullanılan silahın etki derecesi göz önünde bulundurularak, sonuca etkili olacak şekilde üst sınıra yakın bir ceza ile cezalandırılması yerine, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçu olarak nitelendirilmesi suretiyle suç vasfında hataya düşülmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Katılan … Vekili Yönünden
Adı geçen kurumun temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık …’in Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2021/1927 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.01.2023 tarihinde karar verildi.

TB/TH.(…Ş)