Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/29113 E. 2023/966 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29113
KARAR NO : 2023/966
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık … hakkında hakaret ve tehdit, sanık … hakkında tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin Mahkemenin tanık ifadelerini değerlendirirken gözden kaçırdığı hususlar olduğu, özellikle tanık …’nin hakaret ve tehdit eylemlerini duyduğu, ayrıca re’sen tespit edilecek sebeplerle verilen kararı usul ve Kanun’a aykırı olması nedeniyle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü sanık …’ın katılanı arayarak “Tapuları neden vermiyorsunuz, benim adım …, …lıyım, adamın anasını avradını sinkaf ederim, sizi oraya mezar yapacağım.” diyerek hakaret ve tehdit ettiği, yine sanık …ın da katılana telefon açarak “Tapuları vereceksin, eğer vermezsen seni dağa kaldıracağım, kooperatifi sana mezar edeceğim, çoluk çocuğun bu işten en büyük zararı görecek.” şeklinde tehditte bulunduğu iddia edilmiş; ancak Yerel Mahkemece, sanıkların suçu kabul etmeyen savunmalarının aksini ispatlayacak ve katılanın soyut beyanlarını da destekler nitelikte her türlü kuşkudan uzak somut inandırıcı delillerin dosyada bulunmadığı kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılanın aşamalardaki anlatımlarında kendisine telefon açan sanık … ile kendisinin telefonda konuştuğu sırada sanığın hakaret ve tehdit eylemlerini gerçekleştirdiğini şeklindeki anlatımı, tanık …’nin ise olay tarihinde katılanın telefonunu kendisinin açıp hakaret ve tehdit eylemlerini duyması akabinde telefonu katılana verdiği şeklindeki çelişkili anlatımı dikkate alındığında, sanıkların atılı suçları işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve Mahkeme gerekçesinin yerinde olduğunun anlaşılması karşısında Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.