Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/16734 E. 2022/9136 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16734
KARAR NO : 2022/9136
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sonucu, …., ili …..,/……,Mahallesi çalışma alanında bulunan 623 ada 29 parsel sayılı 14.015,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı …, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, …., ili ……, ilçesi…Mahallesi …mevkiinde bulunan 623 ada 29 nolu parselin bir bölümünün kendisine ait olduğu iddiasıyla, bu bölüme ilişkin tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece verilen, davanın kabulüne, dava konusu 623 ada 29 parsel sayılı taşınmazın 28.12.2012 tarihli fen bilirkişinin rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen 1.090,84 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı … adına tesciline ilişkin önceki hüküm, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.09.2013 tarih ve 2013/8174 Esas, 2013/8343 Karar sayılı ilamıyla; “eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, Şırnak ili Merkez ilçesi…Mahallesi …mevkiinde kain 623 ada, 29 nolu parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, esasa ilişkin olarak davacı tarafından, vekalet ücretine yönelik olarak ise katılma yoluyla davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
1. Davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinde “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Eldeki davada, dava değerinin, hüküm tarihi itibariyle hükmedilmesi gereken maktu vekalet ücretinin altında olduğu anlaşıldığından, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yargılamaya Hakim olan İlkeler” başlıklı ikinci bölümünde yer alan ve tasarruf ilkesini düzenleyen 24. maddesinin (1) nolu bendinde “Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz”, taraflarca getirilme ilkesini düzenleyen 25. maddesinin (1) nolu bendinde “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz”, taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesinin (1) nolu bendinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir” denilmektedir.
Somut olaya gelince; davaya konu taşınmaz, kadastro sırasında hali arazi vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiş olup, davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açtığı bu dava ile taşınmazın bir bölümünün adına tescilini talep etmiştir. Taşınmazın vasfına yönelik olarak açılan bir dava veya müdahale söz konusu olmadığından, Mahkemece, davanın reddine karar vermekle yetinilmesi gerekirken, taşınmazın vasfının değiştirilmesi suretiyle “Orman” niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmekte ise bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına ve 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.