YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12762
KARAR NO : 2023/183
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2013 tarihli ve 2010/183 Esas, 2013/126 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 160.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2013 tarihli ve 2010/183 Esas, 2013/126 Karar sayılı kararının, sanıkların müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 13.04.2017 tarihli ve 2014/19975 Esas, 2017/9225 Karar sayılı ilâmıyla;
“Sanıklar … (…) ve … hakkında iştirak halinde bankanın maddi varlığı olan çalıntı çek yaprağını sahte olarak düzenleyip, ticari münasebetlerinde katılan firma yetkililerine vererek çek bedeli kadar haksız menfaat temin ettikleri gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafilerin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların çek bedelinin büyük bir kısmının ödendiğini beyan etmiş olmaları karşısında, TCK’nın 168/4. maddesine göre, şikayetçinin kısmi ödemeye rıza gösterip göstermediği sorulup, sanıklar hakkında … pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/274 Esas, 2017/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 51 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 … hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; savunma hakkının kısıtlandığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Tekstil ticareti ile uğraşan sanık … ile temyiz dışı sanık …’ın müşteki … İmalat İhracat Ltd. Şti firmasından tekstil eşyaları alarak karşılığında … … Şubesine ait … numaralı keşidecisi …25.09.2006 keşide tarihli 96.000,00 TL bedelli çeki ciro ederek verdikleri, müşteki şirket yetkililerince muhatap bankadan çek sorulduğunda, söz konusu çekin … … Şubesi’nin tadilatı esnasında çalınan çeklerden olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Sanığın eylemi neticesinde atılı suça ilişkin olarak;
… Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 16.09.2009 tarihli uzmanlık raporuna göre söz konusu çekin arkasında birinci ciranta olarak gözüken … … ismi altındaki imzanın … …’ın eli mahsülü olmadığına dair ve keşideci olarak gözüken … adına atılı imzanın … … ile …’ın elinden çıktığını gösterir nitelikte yeterli kaligrafik ve karakteristik ilgi ve irtibatın bulunmadığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/274 Esas, 2017/252 Karar sayılı kararı;
1. Sanığın kollukta alınan savunmasında suça konu 96.000,00 TL bedelli çeki 2006 yılı yaz aylarında … Etlikte bulunan … istasyonun yanında … … isimli … yerini çalıştıran … … isimli şahıstan aldığını ve aralarında uzun süredir ticari alışveriş bulunan katılan … şirketine verdiğini ancak katılan şirket tarafından çekte sorun olduğunun belirtilmesi üzerine iade faturaları kestiklerini ve katılan şirketten yaklaşık 40.000,00 TL bedelli mal daha aldıklarını ve mallara karşılıkda senet verdiklerini savunmuş olduğu, katılan şirket vekilinin şikayet dilekçesinde sanığın yetkilisi olduğu firmadan aldıkları senetler ödenmemesi üzerine icra takibinde bulunduklarını ve sanıklar tarafından borçlarının kısmen ödendiğini mahkeme aşamasında belirtmiş olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından; mahkemece sanığın savunmasında belirtmiş olduğu … … isimli bir … yerinin bulunup bulunmadığına dair araştırma yaptırılması ile böyle bir … yeri olduğunun tespiti halinde yetkilisinin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen olayla ilgili beyanının alınması ile sanık ile usulüne uygun şekilde teşhis işlemlerinin yaptırılması ayrıca sanık ile katılan firma arasında uzun süredir ticari alışveriş bulunduğunun belirtilmiş olması nedeniyle katılan şirket yetkilisinin usulüne uygun olarak duruşmaya davet edilmesi ile kendilerine sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından daha öncesinde alışverişlerin nakit, senet veya çekle yapılıp yapılmadığı, kendilerine verilip ödenen başkaca çeklerin bulunup bulunmadığı, çekle alışverişteki malların iade faturaları ile kendilerine iade edilip edilmediği sorularak taraflar arasındaki ticari ilişki ve ödemeye dair kayıtların getirtilerek incelenmesi ile toplanan delillerin sonucuna göre sanığın suç kastıyla hareket edip etmediğinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Mahkemesince hükmün gerekçe kısmında, sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan vermiş olduğu cezayı 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini belirtmiş olmasına rağmen, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “Sanıkların zararı tümüyle gidermedikleri nazara alınarak verilen ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/274 Esas, 2017/252 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyizi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma kararının hükmü temyiz etmeyen …’a sirayetine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.