YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17510
KARAR NO : 2023/317
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2013/290 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddenin son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 … 25 gün hapis ve 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ….09.2019 tarihli ve 2015/131123 sayılı bozma görüşünü içeren Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suçun sübut bulmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’a ait benzin istasyonundan 4.200.00 TL bedelli 8 adet araç lastiği karşılığında, nakliyecilik yapan tanık … aracılığıyla suça konu … Bankası Mavişehir Şubesine ait 20.04.2012 keşide tarihli, 4.700,00 TL bedelli, … … ve … … adlı şahıslar tarafından cirolanmış gözüken ikiz çeki katılanın çalışanı olan tanık …’ya gönderdiği ve lastikleri teslim aldığı, tahsil için bankaya ibrazında çekin sahte olduğu anlaşılmaktadır.
2. Sanık, aşamalarda alınan çelişkili savunmalarında suçlamaları inkar ederek, 17.02.2012 tarihinde müdafisiz emniyette alınan savunmasında, katılandan araba lastiği aldığını, ancak karşılığında çek vermediğini, borcunu da ödemediğini beyan ettiği, savcılık huzurunda 10.01.2013 tarihinde alınan savunmasında, suça konu çeki sattığı tavan lambrisi karşılığında … ilçesinde oturan … adlı şahıstan aldığını, satın aldığı kamyon lastiği karşılığında da tanık …’ya verdiğini, çekin arka kısmındaki … … isminin altında bulunan imzanın kendisine ait olduğunu, ancak … … ismini kendisinin yazmadığını beyan ettiği, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında ise, araç lastiği aldığını, ancak karşılığında çek vermediği şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Katılan … aşamalarda alınan beyanlarında, sanık ile çalışanı aracılığı ile ticari ilişkide bulunduğunu, çalışanı tanık …’nın suça konu çeki kendisine getirdiğini, bankadan yapılan araştırmada çekin sahte olduğunu öğrendiğini ifade etmiştir.
4. Katılan … … aşamalarda alınan beyanlarında, suça konu çekte keşideci olarak gözüktüğünü, ancak çeki kendisinin düzenlemediğini, Köyceğiz’deki bankadan arandığında durumdan haberdar olduğunu, daha öncesinden kendisinin düzenlendiği 11.000.00 TL’lik çek ile aynı seri numarasına sahip olduğunu, suça konu çekin kopya ikiz çek olduğunu ifade etmiştir.
5. Katılanlar … Kredi Bankası A.Ş. ve … Gıda … Akary. Paz. Orm. Ürünl. Ltd. Şti vekilleri, suçtan zarar gördüklerini ve katılma talebinde bulunduklarını beyan etmişler, Mahkemece
sahtecilik suçunun mağduru banka, dolandırıcılık suçunun mağduru … şirketi olarak kabul edilerek katılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
6. Tanık M. B. aşamalardaki anlatımında, olay tarihinde katılan şirketin … istasyonunda market sorumlusu olarak çalıştığını, kendisini … … olarak tanıtan sanığın, olay öncesinde … yerine gelerek çek ile araba lastiği alacağını söylemesi üzerine, bu durumu patronu katılan … ile görüşmesi gerektiğini söylediğini, 1-2 gün sonra yanında başka bir şahıs ile gelerek patronu ile konuştuğunu, çek ile araç lastiği alımını kabul ettiğini beyan etmesi üzerine patronunun belirlediği iskontoyu uygulayıp sanığa lastiği sattığını, çeki ertesi gün göndereceğini söylediği, nakliyeci tanık … aracılığı ile de suça konu çeki gönderdiğini, bunun üzerine lastikleri nakliyeciye teslim ettiğini, çekin arkasında cirosunu göremediğinden sanığı arayıp ciro yapmasını istediğini, onun da çekin arkasındaki “… …” cirosunun kendisine ait olduğunu söyleyip, TC kimlik nosunu kendisine bildirdiğini, bunun üzerine bildirdiği TC kimlik nosunu cirosunun üstüne yazdığını, akşam olunca çeki patronuna verdiğini, patronu araştırdığında da çekin sahte olduğunun anlaşıldığı şeklinde beyanda bulunmuştur.
7. … Polis Kriminal Laboratuvarından alınan 21.05.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu çekin renkli fotokopi veya bilgisayar ortamında renkli yazıcı yardımıyla tamamen (külli) sahte olarak elde edildiği, aldatma niteliğini haiz olduğu ve tetkik konusu çekin ön ve arka yüzündeki yazı ve imzalar ile sanığın mukayese yazı ve imzaları arasında inceleme yapılabilmesi için sanık, cirantalar … … ve … …’ın samimi yazı ve imzalarını içeren belgelere ihtiyaç duyulduğu rapor edilmiştir.
8. Olay tarihine ait katılanın … istasyonunun güvenlik kamera görüntüleri temin edilmiş, tanık … ile tanık …’a fotoğraf teşhis işlemi yaptırılmış, sanığa ait cep telefonun suç tarihini kapsar şekilde HTS kayıtları celbedilmiştir.
9. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2013/290 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, alınan uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde sanığın sahte olduğunu bildiği çeki kullanmak suretiyle hileli davranışlarla katılan …’e ait … yerinden sekiz adet araba lastiği alıp kendisine haksız menfaat elde ettiği kabul edilerek, sanığın … Ceza Kanun’unun 158 nci madesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu ve resmi belge niteliğindeki kambiyo vasfındaki çekin kullanılmasının ise aynı Kanun’un 204 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gerekçesiyle mahkûmiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde suç oluşturan fiil düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son fıkrasında ise, bu fiile uygulanacak ceza miktarı belirtilmektedir. Suça konu iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğu hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanmış, sanığa üzerine atılı suçun ne olduğu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlatılmıştır. Buna göre, sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkanı tanınmıştır. Sanık kime karşı ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğini bilmektedir. Cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus olmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik söz konusu değildir. Kaldı ki; sanığın aşamalardaki savunmasında ve temyiz dilekçesinde, Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son fıkrası uygulanması nedeniyle savunma … verilmediğine dair bir itirazı da bulunmamaktadır. Dolayısıyla sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bu husustaki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları, fotoğraf teşhis tutanakları, HTS kayıtları karşısında sanığın mahkûmiyetine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak,
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sahtecilik suçlarında suçtan zarar gören, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olup, suça konu tamamen sahte olarak oluşturulan sahte çekin katılan bankaya ibraz edilmesi nedeniyle yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçundan doğrudan zarar görmeyen … Bankası A.Ş.’nin davaya katılma … bulunmadığı cihetle, usulsüz olarak verilen katılma kararı uyarınca katılan banka lehine vekalet ücretine hükmedilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle,
Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2013/290 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B başlığı altında 3 sıralı bendinde açıklanan nedenle, Muğla 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2013/290 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ilgili kısmında yazılı ”Sahtecilik suçunun mağduru bankanın ve dolandırıcılık suçunun mağduru şirketin kendilerini ayrı ayrı vekille temsil ettirmiş olmaları nedeniyle sanıktan AAÜT gereğince 3.000.00’… TL vekalet ücretinin tahsili ile katılanlara ayı ayrı verilmesine,” cümlesinin çıkarılarak yerine ”dolandırıcılık suçunun mağduru şirketin kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle sanıktan AAÜT gereğince 3.000,00 TL vekalet ücretinin tahsili ile katılan şirkete verilmesine,”’ ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.