YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1614
KARAR NO : 2009/1766
KARAR TARİHİ : 24.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Mahkeme kararı davacı idare tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de, dosya henüz Yargıtay’a gönderilmeden önce davacı vekilinin 2.6.2008 günlü dilekçesi ile temyizden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmakla vaki vazgeçme nedeniyle davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2-Davalı tarafın temyizine gelince;
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak kabulüyle bu niteliğine göre değerinin tespitinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden, özellikle geri çevirme kararı üzerine dosya içersine getirtilen Yunak Kadastro Mahkemesinin 2007/8 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu edilen 129 ada 34 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin davalı … ile … ve … arasında çekişmeli olduğu anlaşılmaktadır. 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca eldeki bu davada taraf olmayan, mülkiyet çekişmesiyle ilgili davanın tarafı bulunan …, … ve …’e anılan yasanın 10. maddesi uyarınca gerekli tebligatın ve ilanın yapılması, taşınmazın tespit edilen kamulaştırma bedelinin mülkiyet çekişmesiyle ilgili davanın sonucunda belli olacak hak sahibine ödenmek üzere idarece mahkemenin belirttiği bankaya 10. madde uyarınca ve üçer aylık vadeli hesaba yatırtılıp bu bedelin ileride belli olacak hak sahibine ödenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yukarıda değinilen hususlar gözetilmeden, tespit edilen kamulaştırma bedelinin doğrudan davalıya ödenmesine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 24.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.