Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/5965 E. 2023/129 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5965
KARAR NO : 2023/129
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi (5271 sayılı Kanun) Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2013/522 Esas, 2015/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.09.2019 tarihli ve 20151182615 numaralı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığın sahtecilik kastı bulunmadığına ve suçun manevi unsurunun oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan şirketin … Teksil İnş. Malz. End. Mak. İth. İhrc. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden iki adet araç satın almasına aracılık ettiği, araçların hasarlı çıkması üzerine sanığın … Teksil İnş. Malz. End. Mak. İth. İhrc. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin yetkili temsilcisi olmamasına rağmen … Teksil İnş. Malz. End. Mak. İth. İhrc. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin borçlu kendisinin de kefil olduğu 67.500,00 TL bedelli bonoyu katılan şirkete verdiği anlaşılmıştır.
2. Suça konu senedin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine senet borçlusu olan … Teksil İnş. Malz. End. Mak. İth. İhrc. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi imza itirazında bulunmuştur.
3. Sanık savunmasında; … Teksil İnş. Malz. End. Mak. İth. İhrc. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi olmadığını, bu hususun katılan şirket tarafından da bilindiğini, nitekim katılan şirket ile … Teksil İnş. Malz. End. Mak. İth. İhrc. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin yetkili temsilcisi … Dağcı arasında araç satış sözleşmesinin imzalandığını, araçlardan bir tanesinin trafikten men kaydının olması nedeniyle satışının geciktiğini, teminat amacıyla katılan şirkete suça konu bonoyu düzenleyip verdiğini, sonrasında aracın satışının gerçekleşmesi nedeniyle bononun bedelsiz kaldığını, sahtecilik kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
4. 05.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu bonunun ön yüzündeki düzenlemeye ilişkin el yazıların, rakamların ve borçlu ile kefil imzalarının sanığın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
5. Mahkemece sanığın tevil yollu ikrarı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın … Teksil İnş. Malz. End. Mak. İth. İhrc. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi olmadığı halde bu şirketin borçlu olduğu senedi imzalamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek suça konu bononun duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazdırılması, 6102 sayılı … Ticaret Kanunu’nda belirtilen zorunlu unsurların bulunup bulunmadığı ve aldatıcılık niteliğine sahip olup olmadığının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde suça konu bono aslının dosya içerisinde bulundurulması gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
Suç tarihi itibarıyla sanığın adli sicil kaydında sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin iki karar mevcut olup, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 tarihli ve 346-25 Esas, Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip olunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm niteliğinde olmadığı, dolayısıyla suç tarihi itibarıyla sanığın kasten işlediği suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen ikinci cümle hükmünün suç tarihinden sonra 28…..2014 tarihinde yürürlüğe girdiği gözetilmeden, sanığın kasti suçtan mahkumiyet hükmünün bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2013/522 Esas, 2015/62 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.