Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/38 E. 2023/432 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/38
KARAR NO : 2023/432
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1268 (E) ve 2021/417 (K)
SUÇ : Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulüne, davanın CMK’nın223/8. maddeleri gereğince düşmesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verilmediği, süre tutum dilekçesiyle kararın temyiz edildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Müştekinin 27.04.2018 havale tarihli dilekçesi ile; sanık hakkında … 8. İcra Müdürlüğünün 2017/16877 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlunun maliki bulunduğu … İli, Torbalı İlçesi, Ertuğrul Mah. 85 Ada, 5 Parsel deki taşınmazı 24.10.2017 tarihinde sanık … Akoluk’a devrettiği, borçlunun ve taşınmazı satın alanın alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla mevcudu eksiltmek suçunu işledikleri beyanla, sanıkların alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları için dava açılmıştır.

2…. 3. İcra Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltmek suçundan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, atılı eylemin unsurları oluşmadığından sanıkların ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.

3…. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2019/1268 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik müşteki vekilinin istinaf başvurusunun CMK’nın 280 inci maddesinin ikinci maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine, karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ

Müşteki vekilinin temyiz istemi, süre tutum dilekçesiyle yapılmış olup, gerekçeli karar tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay; borçlunun maliki bulunduğu … İli, Torbalı İlçesi, Ertuğrul Mah. 85 ada, 5 parseldeki taşınmazın 24.10.2017 tarihinde sanık … Akoluk’a devredilmesi suretiyle alacaklının zarara uğratıldığı iddiasına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Somut olayda; taşınmazların satışının muvazaalı olmadığı, gerçek değeri üzerinden satıldığı, borçlu ile taşınmazı satın alanlar arasında akrabalık, arkadaşlık, iş ortaklığı… vs. gibi bir ilişki bulunmadığı, borçlu yönünden satış parası ile diğer borçların ödendiğinin belgelendirildiği bu hali ile taşınmazların alacaklıyı zarara uğratma kasdı ile devredildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil sunulmamış olmakla, sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatine dair karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davanın dayanağı olan … 8. İcra Dairesinin 2017/16877 sayılı icra dosyasında, sanık …’na gönderilen ödeme emrinin, adresten taşınması nedeniyle 15.01.2018 tarihinde iade edildiği, bu sebeple ödeme emrinin 09.02.2018 tarihinde Tebligat Kanunun 21/2.maddesi gereğince tebliğ edildiği, oysa sanık …’nun 18.01.2018 ile 26.09.2018 tarihleri arasında cezaevinde tutuklu olarak bulunduğu, İİK’nın 54/1.maddesinde ”mümessili olmayan bir tutuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet makamına ait olmadıkça icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet için de temsilci tayin edip icra dairesine bildirmeyen tutuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur.” hükmünün bulunduğu, bu hükme göre cezaevinde tutuklu bulunan sanığa kendisine mümessil tayin etmesi için süre verilip, süre sonunda borçlu sanığın mümessiline tebligat yapılması gerekirken sanığın cezaevi dışındaki adresine tebligatlar yapılarak icra işlemlerine devam edildiği, bu sebeplerle icra takibinin usulüne uygun olarak kesinleşmediğinin anlaşıldığı, sanıklara isnat edilen alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçunun kovuşturması şikayet şartına bağlı olup, şikayet hakkının doğması için suçun niteliği

gereği icra takibinin kesinleşmesinin zorunlu olduğu, icra takibi kesinleşmeden yapılacak olan şikayetin henüz doğmamış bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağı ve takibin sonradan kesinleşmiş olmasının başlangıçta usulsüz olan şikayeti sonradan usulüne uygun şikayet konumuna getirmeyeceği gözetilerek ilk derece mahkemesince verilen beraat hükümlerinin kaldırılmasına ve sanıklar hakkında açılan davaların CMK’nın 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1.Sanıkların üzerine atılı 2004 sayılı İİK’nın 331/1 inci maddesine aykırılık suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayet şartına bağlı olduğu, İİK’nın Onaltıncı Bab’ında düzenlenen bir kısım suçlar bakımından şikayet hakkının doğması için bu suçların niteliği gereği icra takibinin kesinleşmesi gerektiği, icra takibi kesinleşmeden yapılacak olan şikayetin henüz doğmamış bir hakkın kullanımı niteliğinde olacağı ve usulüne uygun bir şikayet konumuna getirmeyeceği, somut uyuşmazlıkta, icra dosyasında borçlu sanık …’na gönderilen ödeme emrinin, adresten taşınması nedeniyle 15.01.2018 tarihinde iade edildiği, bu sebeple ödeme emrinin 09.02.2018 tarihinde Tebligat Kanunun 21/2.maddesi gereğince tebliğ edildiği, oysa sanık …’nun 18.01.2018 ile 26.09.2018 tarihleri arasında cezaevinde tutuklu olarak bulunduğu, İİK’nın 54/1.maddesinde ”mümessili olmayan bir tutuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet makamına ait olmadıkça icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet için de temsilci tayin edip icra dairesine bildirmeyen tutuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur.” hükmünün bulunduğu, bu hükme göre ceza evinde tutuklu bulunan sanığa kendisine mümessil tayin etmesi için süre verilip, süre sonunda borçlu sanığın mümessiline tebligat yapılması gerekirken sanığın ceza evi dışındaki adresine tebligatlar yapılarak icra işlemlerine devam edildiği, bu haliyle takibin kesinleşmediği hususu dikkate alındığında, şikayet başvurusunun da henüz takip kesinleşmeden yapıldığı ve buna göre kovuşturma şartının gerçekleşmemiş olduğu belirlenmiştir.

2.Sanıklar hakkında icra takibinin usulüne uygun olarak kesinleşmemiş olması nedeniyle açılan davanın CMK’nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine dair karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3.Müşteki vekilinin, süre tutum dilekçesindeki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, icra takibinin usulüne uygun olarak kesinleşmemiş olduğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2019/1268 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararında müşteki vekilinin temyiz istemi ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. İcra Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2023 tarihinde karar verildi.