YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/46
KARAR NO : 2023/438
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1091 (E) ve 2021/1401 (K)
ŞİKAYETÇİ : … Türk A.Ş.
SUÇ : Ticareti usulüne aykırı terk etmek
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulüne, sanığınmahkumiyetine dair
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmünonanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 28.11.2017 havale tarihli dilekçesi ile; sanık hakkında Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün 2016/2731, 2016/2732 ve 2016/2733 Esas sayılı dosyalarında icra takibi yapıldığını, icra takiplerinin kesinleştiğini, yapılan haciz işlemi ile sanığın ticareti terk etmiş olduğunun anlaşıldığını, ancak bu durumun İİK’nın 44. maddesine uygun olarak yerine getirilmeyerek alacaklılarının mağduriyetine sebep olunduğunu belirterek, sanık hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 337/a maddesi gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2.Marmaris İcra Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında ticareti usulüne aykırı
terk etmek suçundan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 337/a maddesi uyarınca suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine, karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2019/1091 Esas, 2021/1401 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik müşteki vekilinin istinaf başvurusunun CMK’nun 280 inci maddesinin ikinci maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a ıncı maddesi uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık vekilinin temyiz istemi, sanığın iflas eden şirketin ticaretine son vermesi ve kapatmasının usulüne uygun olduğu ve haklı nedenlerle gerçekleştirildiği, sanığın borçluları zarara uğratma saikiyle hareket ettiğine dair dosyada en ufak bir delil dahi olmadığı, şüpheden sanığın yararlanacağı, bütün bu sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği kararın eksik, yanlış ve haksız bir karar olduğu, haksız ve hukuka aykırı kararının temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın İİK’nın 44 ncü maddesine göre terk keyfiyetini 15 günlük süre içinde kayıtlı bulunduğu ticaret sicili memurluğuna bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyanında bulunmaksızın borçlunun ticareti terk ettiği iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Marmaris Ticaret Sicil Müdürlüğünce, … isimli şahsın Belinay Deri unvanlı gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu, ticari işletme kaydının 09.05.2012 tarihinde tescil edildiği gerçek kişi ticari işletmesi olması sebebiyle işletme sahibi olan …’ın aynı zamanda tescil tarihinden bu yana işletmeye yetkili olduğunun bildirildiği, … Vergi Dairesince, sanığın 03.05.2012-01.07.2017 tarihinde faaliyet gösterdiğinin bildirildiği, Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğünce, bahse konu iş yerinin kapalı olduğu herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığının bildirildiği, Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün 2016/2732-2731-2733 Esas sayılı dosyaları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; sanık …’ın gerçek kişi tacir olduğu, iş yerinde fiili olarak faaliyet göstermediği ancak Vergi Dairesine 2017 yılına ait beyannameleri sunduğu, dolayısı ile resmi anlamda ticareti terk durumunun şikayet tarihi itibari ile mevcut olmadığı kanaati ile sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından bahisle beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün 2016/2731, 2016/2732 ve 2016/2733 Esas sayılı dosyalarında sanık aleyhine icra takibi başlatıldığı, takiplerin kesinleştiği, dosyalardaki borçların ödenmediği, iş yerinin ticaret sicilde kayıtlı Marmaris adresinde yapılan haciz işleminde iş yerinde başka bir firmanın faaliyette olduğunun tespit edildiği, sanığın da Marmaris’deki iş yerini kapattığını açık bir şekilde kabul ettiği, bu adresteki iş yerinin kapanma tarihinin tespiti amacıyla yapılan araştırmalar kapsamında 06.04.2021 tarihli
kolluğun tutanak içeriğine göre iş yerinin 2017 yılı Eylül ayında kapatıldığı, SGK kayıtlarına göre iş yeri terk tarihinin 01.07.2017 olduğu, sanığın vergi dairesine 03.08.2017 tarihinde terk işlemi yapılması için dilekçe verdiği, 03.08.2017 tarihli yoklama tutanağında bu tarih itibariyle yine 07.11.2017 tarihli haciz işlemi itibariyle iş yerinde başka bir firmanın faal olduğunun tespit edildiği, sonuç olarak sanığın ticareti terk ettiği, sanığın ticaret sicilinde kayıtlı tacir olarak ticaretin terk edildiğini İİK’nın 44. maddesi gereğince kayıtlı olduğu ticaret sicil müdürlüğüne bildirmediği ve mal beyanında da bulunmadığı, icra dosyalarında borcun ödenmemesi ve sanığın ticareti usulsüz terki nedeniyle alacaklı müştekinin de zarara uğradığının sabit olduğu, ilk derece mahkemesince vergi dairesine 2017 yılına ait beyannamelerin sunulması nedeniyle ticareti terk durumunun şikayet tarihi itibariyle gerçekleşmediği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de, karar gerekçesinin dosyadaki delillerle uyum göstermediği, 2016 ve 2017 yılı beyannamelerinin boş içerikte olduğu, yukarıda da açıklandığı üzere 2017 yılında şikayetten önce terk durumunun gerçekleşmiş olduğu, ancak terkin ay gün olarak kesin tarihinin tespitinin mümkün olmadığı, buna göre müşteki vekilinin ticareti terk eylemini öğrendiği tarih itibari ile İİK’nın 347.maddesindeki 3 aylık ve 1 yıllık şikayet sürelerinin geçmediği, dolayısıyla şikayetin süresinde yapılmış olduğu anlaşıldığından CMK’nın 280/2. maddesi gereğince dosya kapsamına uygun düşmeyen ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İcra ve İflas Kanunu’nun 44. maddesi; “Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilânlarının yayınlandığı gazete’de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mûtad ve münasip vasıtalarla ilân olunur” diyerek ilan etme ve ilan masraflarını da; ödeme yükümlülüğünü yüklemiştir.
Yükümlülüklere aykırı davranmanın yaptırımı ise İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun;
1-İİK 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması,
2-Mal beyanında mevcudun eksik gösterilmiş olması,
3-Aktifte yer alan malın veya yerine kaim olan değerin haciz veya iflas sırasında gösterilmemesi,
4-Mal beyanından sonra, beyan edilen bu mallar üzerinde tasarruf edilmesi şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesi ile diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi …) gerçekleşmesi halinde oluşacağı ve eylemden dolayı o müştekinin zarar görmüş olmasının gerektiği belirtilmiştir.
İİK’nın 337/a maddesi ile yaptırıma bağlanan eylem, tacirin ticareti terk etmesi değil, 44 ncü maddesine göre terk keyfiyetini 15 günlük süre içinde kayıtlı bulunduğu ticaret sicili memurluğuna bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyanında bulunmamasıdır.
2.Ticareti usulüne aykırı terk etmek suçu İİK’nın 337/a maddesinde düzenlenmiş olup, takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının zarar görmesi ve borçlunun tacir olması gibi…) gerçekleşmesi halinde oluşacağı konusunda gerek uygulamada gerek öğretide herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması ve somut uzlaşmazlıkta haciz tutanağı, vergi dairesi cevabi yazısı ve zabıta araştırması bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı eylemin sübut bulduğunun dosya içeriğinden anlaşılması nedeniyle; sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3.Sanık vekilinin, sanığın iflas eden şirketin ticaretine son vermesi ve kapatmasının usulüne uygun
olduğu ve haklı nedenlerle gerçekleştirildiği, sanığın borçluları zarara uğratma saikiyle hareket ettiğine dair dosyada en ufak bir delil dahi olmadığı, şüpheden sanığın yararlanacağı, bütün bu sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği kararın eksik, yanlış ve haksız bir karar olduğuna ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2019/1091 Esas, 2021/1401 Karar sayılı kararında sanık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Marmaris İcra Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.