Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13466 E. 2023/749 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13466
KARAR NO : 2023/749
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2015 E., 2022/2443 K.
DAVA TARİHİ : 04.01.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/5 E., 2022/152 K.

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalelerinin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; satış ilanının borçlu asile usulüne uygun olarak, borçlunun vekiline ise hiç tebliğ edilmediğini, taşınmazların muhammen değerlerinin üzerindeki bedellere ihale edilmesinin, ihalelerin yolsuz olduğunun ve kıymet takdirinin de usulsüz yapıldığının göstergesi olduğunu ileri sürerek tapunun 590 ada 2 ve 6 parseli ile 624 ada 1, 2, ve 3 parselinde kayıtlı taşınmazların ihalelerinin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; icra dosyasında borçlunun vekilinin bulunmadığını, borçlunun ihaleden önce ihaleden haberdar olduğunu, taşınmazların muhammen değerinin üzerinde satılmasının fesih nedeni olmadığını, bilakis bu durumun ihalenin feshi davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını gösterdiğini ileri sürerek şikayetin reddini talep etmiştir.

Şikayet edilen ihale alıcıları cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıymet takdir raporunun şikayetçi borçlu vekiline elektronik yolla tebliğ edildiği, satış ilanı borçlu vekiline tebliğ edilmemiş ise de; 24.11.2021 tarihinde Alanya 3. İcra Hukuk Mahkemesi’ne yapılan satışın durdurulması talebi ile borçlunun satıştan haberdar olduğu ve ilan tebliğ usulsüzlüğü iddiasını öğrenmeden itibaren yedi gün içerisinde şikayet konusu yapmadığı, kıymet takdir raporuna itiraz edilmesi üzerine taşınmazların değerlerinin yeniden belirlendiği ve İİK’nın 128/a maddesinde öngörülen iki yıllık süre geçmeden satışlarının yapıldığı, ihalenin feshi isteminde zarar unsuru bulunmadığı gerekçeleri ile şikayetin reddine karar verilmiş, borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmemiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte İİK’nın 128/a maddesindeki iki yıllık sürenin icra müdürlüğünün keşif tarihinden başlaması gerektiğini ve buna göre de iki yıllık süre geçtikten sonra satış yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış ilanı tebliğ usulsüzlüğüne ilişkin iddianın borçlunun ihalenin feshini istemesinde zarar unsuru bulunmaması nedeniyle incelenemeyeceği, kaldı ki satıştan önce borçlunun satıştan haberdar olduğu, kıymet takdir raporuna itiraz üzerine icra mahkemesince alınan bilirkişi raporunda bilirkişilerce yapılan değerlemenin, icra mahkemesinin keşif tarihine göre yapıldığının açık olduğu değerlendirilerek, iki yıllık sürenin başlangıcının icra mahkemesinin keşif tarihi olduğu, buna göre de iki yıllık süre geçmeden satış yapıldığı gerekçeleri ile şikayetin yerinde olmadığı belirtilerek borçlunun istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz ihalelerinin feshi şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 128/a, 134.

3. Değerlendirme
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu adına kayıtlı ihaleye konu taşınmazlar üzerine 08.8.2019 tarihinde haciz konulduğu, 17.10.2019 tarihinde kıymet takdirlerinin yapıldığı, 10.7.2020 tarihinde alacaklının haciz talebi üzerine şikayete konu taşınmazlar üzerine 14.7.2020 tarihinde tekrar haciz konulduğu, alacaklının satış talebi üzerine taşınmazların 28.12.2021 tarihli açık artırmalarda 3. kişilere ihale edildiği anlaşılmıştır. Satış, yeni konulan hacze dayanılarak yapıldığından, bu hacze göre yeniden kıymet takdiri yapılması ve satışın da yeni kıymet takdiri üzerinden gerçekleştirilmesi gerekirken, önceki hacze dayalı olarak belirlenen kıymet takdirinin herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacağı gözetilerek satışa esas alınması mümkün olmayıp bu hususun mahkemece re’sen nazara alınması gerekir.

15.11.2021 tarihli satış kararına esas olan 14.7.2020 tarihli haciz sonrası icra müdürlüğünce yeniden kıymet takdiri yapılması gerekirken, önceki tarihli hacze dayalı kıymet takdiri esas alınarak ihalenin yapılması usulsüzdür.

Öte yandan her ne kadar, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir ve somut olayda, feshi istenilen ihalelere konu olan taşınmazların, muhammen bedellerinin üzerinde satıldıkları anlaşılmakta ise de; satışa konu hacze dayalı yeni bir kıymet takdiri yapılmadığından ihalelerde zarar unsurunun bulunmadığından söz edilemeyeceği tabidir.

Hal böyle olunca, mahkemece, yukarıda yazılı nedenlerle ihalenin feshi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 02.11.2022 tarih ve 2022/2015 E. – 2022/2443 K. sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 16.3.2022 tarih ve 2022/5 E. – 2022/152 K. sayılı kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.