Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/4731 E. 2023/914 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4731
KARAR NO : 2023/914
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli kararı ile sanık … (…) hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

üçüncü fıkrası (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafınin temyiz isteği; Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesine göre suçun kasten işlenebilen suçlardan olduğu, sanıkta yasanın aramış olduğu kast unsurunun mevcut olmadığı, bu sebeple yasal unsurları oluşamayan atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesine, sübutunun kabulü halinde eylemin tehdit suçunu oluşturacağına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık … (…) …’in mağdureden hoşlandığı, duygularını mağdureye söylediği ancak kendisini reddettiği, bunun üzerine sanığın Çorlu’da mağdurenin çalıştığı kot fabrikasının servis aracının önünü keserek ve silah zoruyla servis aracından indirerek kendi arabasına bindirmek suretiyle mağdureyi kaçırdığı ve memleketi olan …’a götürmek isterken yol üzerinde Düzce’de Kaynaşlı … ekiplerince yakalanmasına ilişkindir.
2. Olayla ilgili her ne kadar ele geçirilen bir silah olmasa da gerek mağdure ve gerekse servis aracında bulunan ve bilgi sahibi sıfatı ile ifadeleri alınan … …, …, … … … sanığın elinde silah gördüklerini beyan etmişlerdir.

IV. GEREKÇE
Sanığın eyleminin cinsel amaçlı gerçekleştirildiği nazara alınıp, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin 5 … fıkrasının uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmakla beraber aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Sanık … (…) …’in mağdureyi işe gitmek üzere bindiği servis aracından zorla ve silah kullanmak suretiyle aracına bindirmiş olması, mağdurenin görgü tanıklarının ifadelerine göre de direnmiş olması ve “beni kurtarın” diye tanıklardan yardım istemesi, tanıkların müdahale etmek istemesi üzerine aracın arka kapısına doğru … etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın cebir ve tehdit suretiyle kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmalann toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2014/535 Esas, 2016/142 Karar sayılı karannda sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair yönler bakımından eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.