YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2492
KARAR NO : 2006/4797
KARAR TARİHİ : 29.05.2006
MAHKEMESİ :İstanbul7.Asl.Huk.Mahkemesi(Kad.Mah.sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı … mirasçıları Vasil Modaki ve arkadaşları ile davalılardan Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 147 ada 1 parsel sayılı 6409 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın … Ortodoks Kilisesinin zilyedinde olduğu, mütevelli vesikası gibi vesikaların ibraz edilmediği, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce ekalliyetlere ait mebani hakkında Dış İşleri Bakanlığınca inceleme yapıldığından söz edilip malikhanesi ve yüzölçümü açık bırakılarak tespit edilmiştir. … ve arkadaşlarının Vakıf temessük senedine dayanarak taşınmazın … mirasçıları adına tescili için kadastro mahkemesinde açtıkları dava ile ….’in Hazine ve Beşiktaş Belediyesi aleyhinde açtığı tescil davası birleştirilmiştir.
Mahkemece 147 ada 1 parselin malikhanesinin davacı … olarak tescili sureti ile doldurulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçıları … ve arkadaşları ile davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davasının kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. 2613 sayılı yasa hükümleri uyarınca 1952 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmaz malikhanesi ve yüzölçümü boş bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı … mirasçıları temessük senedine, daha sonra …’de zilyetliğe dayanarak dava açmışlardır. Kadastronun amacı, tesbit tarihi itibariyle taşınmazın yada taşınmazların geometrik ve hukuksal yönlerini saptamaktır. Taşınmazın geometrik durumu belirlenmiş olmakla beraber hukuksal yönü başka bir anlatımla maliki saptanmadığına ve de kadastro tutanağında taşınmazın yüzölçümü belirlenmediğine nazaran ortada tamamlanmış bir kadastro işleminin varlığından söz etme olanağı yoktur. Davacı … mirasçıları temessük kaydına dayanmakla beraber taşınmazda zilyet olduklarını ne dava dilekçelerinde ve nede aşamalarda bildirmemişlerdir. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14/3-C maddesinde sözü edilen temessük senetleri sahibine mülkiyet hakkı bahşetmeyen kayıtlar olup zilyetlikle birleşmediği sürece değer verme olanağı yoktur. Bilirkişi ve tanıkların taşınmazda … mirasçılarının zilyet olduklarına dair bir açıklamalarıda bulunmamaktadır. Kaldı ki, dava dilekçelerinde açıkca zilyetlik deliline de dayanmamışlardır. Davacı …’in davasına gelince: Gerek yerel bilirkişi ve gerekse göstermiş olduğu tanıklar davacı İhsan’ın zilyetliğinin tesbitin yapıldığı 1952 yılından sonra başladığını bildirmişlerdir. Ayrıca davacı İhsan’ın taşınmazda tesbitten önce zilyet olduğuna ilişkin bir beyan ya da açıklaması da yoktur. Yukarıda açıklandığı üzere kadastronun amacı taşınmazın tesbit tarihindeki geometrik ve hukuksal durumunu belirlemeyi amaç güttüğüne nazaran, tesbitten sonraki tarihlere rastlayan zilyetlik zilyet yararına bir hak sağlamaz. Davalı … … tarafından açılan davaya verdiği cevapta davacı yararına zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürmesi yanında davasının reddine ve taşınmazın hazine adına tesciline de karar verilmesini istemiştir. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular karşısında 4721 sayılı Medeni yasanın 713/6 maddesi de nazara alınarak davacı İhsan’ın davasının dahi reddine ve taşınmazın hazine adına tapuya tesciline karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek dosya içeriğine aykırı düşüncelerle yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
1- Davacı … mirasçılarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA,
2- Davalı Hazinenin temyiz itirazlarının ise kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü hazine yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 12.20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 29.5.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.