Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/11290 E. 2023/520 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11290
KARAR NO : 2023/520
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2011 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesinin birinci fıkrası, 244 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 35 … maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında bilişim sistemine girmeyi engelleyip bozmak ve menfaat temin etmeye teşebbüs suçlarından dava açılmıştır.

2. İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2011/590 Esas, 2015/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sisteminin işleyişini engelleme veya bozma, bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; bilişim sistemine girme suçunun maddi unsurlarının oluştuğu, ayrıca güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğu, hukuka uygunluk hali olmadığı, eksik inceleme ve delillerin takdirinde hata yapıldığı ve benzerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan şirket vekili 28.07.2011 tarihli savcılığa verdiği şikayet dilekçesinde: reklam ve pazarlama firması olan şirketin theadquarters.com adlı internet sitesi olduğu, şikayet edilen firmanın, müvekkil şirket adına şirketin bazı müşterileri için internet istesi, tasarım gibi işlemler yaptığı, 3 ay önce şikayet edilen firma internet sitesinin yenilenmesi teklifinde bulunduğu, bedel konuşulmadığı, bir ay öncede sitenin yayına girdiği, test aşamasında olduğu, şikayet edilen şirket tarafından herhangi bir fatura gönderilmediği, 13.05.2011 tarihinde şirket çalışanlarının siteye girmeye çalıştıklarında yapım aşamasında ibaresini gördükleri, şirket yetkilisi ile mail üzerinden yapılan görüşmede bütçelendirme çalışması yapılması halinde siteyi eski hale getirebileceklerini söyleyerek tehdit ettikleri ve para istedikleri, şikayete konu sitenin, müvekkil şirketin üçüncü bir şirketten kiralayarak barındırma alanında barındırıldığı ve şirkete ait olduğu, şifrelerin ise site güncelleme ve gerekli düzeltmeleri yapmak üzere şikayet edilen şirket yetkililerine … ilişkisi çerçevesinde teslim edildiği, bu … kötüye kullanılarak şifre ve diğer erişim bilgileri siteyi işlemez hale getirerek eski haline getirmek için para talep etmek için kullanıldığı, şirket tanıtım sitesinin çalışmaması nedeniyle prestij kaybı ile ciddi zarar gördüğü, şikayet olunan şirket mesleği gereği kendisine verilen şifteleri kendi yararına menfaat elde etmek için kullanarak, şirkete ait bilişim sistemini işlemez hale getirdiğinden cezalandırılmaları istedikleri,
2. Şikayet dilekçesi ekinde, şikayet edilen firma çalışanları ile yapılan mail ortamındaki 21.04.2011 tarihli yazışma ile site kullanıcı adı ile şifrenin gönderildiği, 16.05.2011 tarihli yazışmada sitenin yapım aşamasında gözüktüğü, bilgilendirme yapılması istemine cevaben şikayet edilen firma çalışanı, web sitesi projesiyle ilgili daha önce bir bütçelendirme çalışması yapılmadığı, sitenin tasarım ve yazılım çalışması için hazırlanmış olan bütçeyi ekte gönderdiklerini, bu konunun netleşmesi üzerine siteyi tekrar yayına alabilecekleri bildirildiği,
3. Türk Ticaret Sicil Gazetesinin 17.09.2009 tarihli 7400 sayısında; Runway İnteraktif Reklam Danışmanlık Pazarlama ve Dış Ticaret Limited Şirketinin 11.09.2009 tescil edildiği, şirket ortaklarının Burçe Tatar ve G.A.T. olduğu,
4. İstanbul 48 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/330 Esas ssayılı dosyasına sunulan 02.04.2012 tarihli bilirkişi kurul raporunda: şikayetçi firma ile ortak olarak çalıştıkları, aralarında yazılı sözleşmeye dayanmayan cari hesap ilişkisi olduğu şikayet edilen firmanın projelerde teknik alt yapı ile ilgilendiği, şikayet edilen firmanın, faturaların ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itiraz ettiği, ancak davacı şikayetçi firmanın alacağını belirsiz mail yazışmaları dışında faturalardaki miktarı neye göre belirlediğini, belge ve defter ile ispatlayamadığı, yazılı sözleşme olmadığı görüşüne yer verildiği,

5. 15.04.2013 tarihli iki bilişim bilirkişinin katılımıyla tanzim edilen bilirkişi kurulu ek raporunda: mail yazışmalarının taraflarca yapılıp yapılmadığı konusunda inceleme yapılması talebi üzerine; şikayetçi firmaya gidilerek esas dosya tanığ A.D.E.’nin bilgisayarında yapılan inceleme ile runway.com.tr uzantılı mail sayısının fazlalığı nedeniyle outlook veri dosyasının yedek alındığı, daha sonra şikayet edilen şirket merkezine gidilerek sanığın kullandığı bilgisayarda yapılan incelemede davaya konu maillere ulaşılamadığı, A.D.E. bilgisayarından alınan yedekte yapılan incelemede; maillerin birden fazla farklı adreslerden iletildiği, bu sırada orjinali üzerinde oynama yapma imkanı olduğu, iletilerin özgünlü konusunda kesin görüş bildirememekle, sanık tarafından gönderilen ve özgünlüğünü koruyan, içeriği ortak yürütülen işlere ilişkin ödemelerle ilgili yazışmalar olduğu anlaşılmıştır.
6. 26.08.2013 tarihli Bilirkişi raporunda; müştekiye ait internet sitesi tasarımının yenilenmesi için iki taraf arasında ticari anlaşma yapıldığı, ancak yetki, süre, ücret, fikri haklar konusunu netleştiren herhangi bir anlaşma yapılmadığı, ticari sır niteliğindeki sunucu şifrelerinin müşteki bilgisi ile sanığa açıldığı, yazılı bir sözleşme yapılmamış olsa da yapılan işlemlere hukuka uygunluk kazandırdığı, verilerin nasıl yedekleneceği konusunda anlaşma, e-mail, yazışma olmadığı, mevcut verilerin yedeklerinin alınmaması ve verilerin korunmayarak silinmesinin 5237 sayılı Kanun’unda yer … 243 üncü ve 244 üncü maddeleri kapsamında olmadığı, sunucudaki dosyaların silinmesi, güncellenmesi veya sunucuya … dosyaların yüklenmesi işlerini gösteren logların bu işlemlerin hangi amaçla yapıldığını göstermeyeceğinden incelenmesine gerek oladığı, eseri üreten firmanın müştekiye ait sunucuya herhangi bir kullanım sınırlaması koymadan yüklemesiyle eserin kullanımını kabul ettiği, fikri haklar bakımından hukuka aykırılık taşımadığı tespiti yapılmıştır.
7. Tanık B.G.Y. Mahkeme huzurunda usule uygun alınan beyanında; katılan şirketin bilgi işlem işinde çalıştığını, şirket bir şirketten almış olduğu tasarım ve yapım işini internet sayfasına yerleştirmesi için sanığın yetkilisi olduğu şirkete verdiğini, bu şirkette yapılması için de doğal olarak şifreler verildiğini fakat daha sonra her nedense bu bilgilerin silindiği, araştırdıklarında bir Ip numarasına ulaştıkları fakat kime ait olduğunu tespit edemediklerini, aralarındaki alacak verecek işinden dolayı bunun yapıldığını düşündüğünü, site tasarımı yerleştirme işlemi bittiği, arada sırada baktıklarında sorun gözükmediği, sonradan siteye girildiğinde iddianamede bahsedilen işlemin gerçekleştirildiğini gördükleri, bahse konu şirkete verilen şifrenin aynısının kendi şirket elemanlarında da olduğunu, zaman zaman yapım aşamasına kendilerinin de katıldıklarını, aynı sunucu üzerinde diğer şirkete ait ve müşterilere ait bir çok siteler olduğunu beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın hazırlık aşamasında verdiği ifade içeriği, katılan şirket çalışanlarının ifadeleri ve tüm dosya kapsamından sanığa ait firma ile katılan şirketin aralarındaki anlaşmaya dayanarak katılan şirket hesabından düzenlemelerin yapıldığı ve bu düzenlemelerin uygulamaya geçirildiği ancak aralarındaki mali anlaşmazlık nedeniyle sanığın yayını askıya alıp durduğu ve şifreleri değiştirerek katılan firma görevlilerinin internet hesabına girmelerini engellediği olayda eylemin 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu, ancak eylemle ilgili sanığının menfaat sağladığının tespit edilemediği anlaşılmıştır.

2. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.04.2012 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2011/590 Esas, 2015/21 Karar sayılı kararında katılan vekili temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi.