Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5357 E. 2023/758 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5357
KARAR NO : 2023/758
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın süresi itibariyle kabulünde yasal olanak bulunmayan sanığın duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesi uyarınca reddi ile dosya üzerinden yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2011 tarihli iddianame ile 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında tehdit suçundan dava açılmıştır.

2. Ankara 13. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.03.2011 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 maddeleri gereğince yargılama yapma yetki ve görevinini Ankara Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
3. Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesince, 22.11.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen karar sanığın denetim süresi içerisinde kasten suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine 13.01.2015 tarihli ve 2011/359 Esas ve 2011/708 Karar sayılı kararı ile hüküm aynen açıklanarak sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 ucu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2015 tarihli ve 2011/359 Esas ve 2011/708 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2019/4239 Esas, 2021/20305 Karar sayılı kararı ile gerekçesiz olarak açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/1746 Esas, 2022/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 ucu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkumiyete yeter delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ve benzerlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın resmi nikahlı eşi mağdur …’yi hayatına ve vücut dokunulmazlığına bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ettiği iddiası ile açılan dava Ankara 13. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.03.2011 tarihli görevsizlik kararı ile müştekinin darp edilerek eve kilitlendiği iddiasına ilişkindir.
2. Tanık Ö.Ü.’nün hazırlık aşamasında; sanığın, mağdura seni öldürürüm dediğini, mağdur …’yi evde kapıyı kilitleyerek dışarı çıkartmadığını beyan ettiği,
3. Mahkeme huzurunda dinlenen sanığın, tartışma sonrası mağdura evden çıkıp gitmesi halinde bir daha eve dönemeyeceğini, kabul etmeyeceğini söylediği, ancak tehdit etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Ankara Gazi … … Devlet Hastanesince mağdur … hakkında düzenlenen 08.12.2010 tarihli rapor ile darp cebir izine rastlanmadığı tespit edilmiştir.
5. 08.12.2010 tarihli tutanak ile; aile içi şiddet konusu ile müracaatta bulunan mağdur …’nin, eşi olduğunu beyan ettiği sanık …’in yakalanması ile kaba üst aramasında suç unsuruna rastlanmadığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında … ceza belirlenirken 5327 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası yerine 5327 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca uygulama yapılması sonuç cezaya etki etmediğinden bozma nedenleri yapılmamıştır.

2. Olay günü serada bulunan mağdurun yanına gelen sanığın tartışma sonrası mağdura ve ailesine sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, mağdurun üzüntüyle kendi kendisine ”orospu çocuğu” demesine sinirlenen sanığın ölümle tehdit ederek kapıyı üzerine kilitlediği, dolayısıyla ilk haksız hareketin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, tartışma sırasında kendisine küfür edilmesi nedeniyle haksız tahrik altında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabul edilerek şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Sanık …’in resmi nikahlı eşi mağdur … ile tartışmaları üzerine öldürmekle tehdit ederek eve sokup üzerine kapıyı kilitleyerek dışarı çıkmasına engel olduğu olayda, mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanı ile uyumlu hazırlık aşamasında dinlenen tanık Ö.Ü. beyanı, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunması ile atılı suçu işlediği anlaşılmakla mahkemece verilen kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/1746 Esas, 2022/98 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.