Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/4060 E. 2023/8599 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4060
KARAR NO : 2023/8599
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2010 tarihli iddianamesiyle nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/1-2, 149/1-a-c-d ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2011 tarihli ve 2010/301 Esas, 2011/217 Karar sayılı kararı ile alacağı tahsil amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150/1 inci maddesi delaletiyle 106/2-c, 62/1, 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sözkonusu bu hükmün de açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek 5 yıl denetim süresi belirlenmiş ve 09.06.2011 tarihinde de itiraz edilmeden kesinleşmiştir.

3. Sanığın denetim süresi içerisinde 07.05.2015 tarihinde işlediği kasten basit yaralama suçundan … 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/479 Esas, 2015/436 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2016 tarihli ve 2015/483 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararı ile sözkonusu hükmün aynen açıklanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. İlk derece mahkemesinin sözkonusu hükmünün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16.12.2021 tarihli, 2021/4943 Esas, 2021/19677 Karar sayılı ilamı ile, “.. Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, duruşma açılıp, yeniden hüküm kurulmuş ise de, temyize, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasa’nın 141/3 ve 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 223, 230 uncu maddelerine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına..”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2022/25 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararı ile sanığın hukuki alacağının tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunun 150/1 inci maddesi delaletiyle 106/2-c, 62/1, 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri; mahkumiyet kararı ile mağdur edildiğine lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur …’in arkadaşı sanık …’e lokanta açacağı için paraya ihtiyacı olduğu söylemesi üzerine sanık …’in de borç para alabileceği kişi olarak temyiz dışı …’la tanıştırdığı, mağdurun temyiz dışı sanık …’dan 2007 yılı içerisinde 3.000,00 TL para aldığı ancak borcunu ödemeyerek izini kaybettirdiği, sanık …’ın alacağını tahsil edememesi üzerine sanık …’i arayıp duruma anlatarak yardımcı olmasını istediği, suç tarihinden kısa bir süre önce sanık …’in mağdurun çalıştığı yeri öğrenerek sanık …’a haber vermesi sonrası suç tarihinde saat 19.30 sıralarında her iki sanığın birlikte mağdurun çalıştığı tavuk çiftliğine geldikleri ve mağdurdan parayı ödemesini istedikleri, sanık …’in ayrıca ikisi arasında aracılık yapacağını, 3.000,00 TL’sı olan ana parayı sanık …’a, paranın faizi olarak 2.500,00 TL’nı da kendisine ödemesi gerektiğini söyleyerek cebinden çıkarttığı senede zorla 2.500 TL doldurtarak imzalattığı anlaşılmıştır.

2. Mağdur aşamalardaki değişmeyen ifadelerinde, (1) nolu bentteki olay anlatımı gibi beyanda bulunmuştur.

3. Sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde, “..mağdura ben sana kefil oldum … parayı
benden alacak kendimi sağlama almam lazım bana 2.500,00 TL’lik senet ver dedim o da benim üzerimde bulunan senedi doldurup bana verdi ben senette yazım hatası olduğunu gördüm cebime koydum eve gittiğimde senedi yazım hatası olduğu için yırtıp attım” şeklinde beyanda bulunmuş, kovuşturma aşamasındaki beyanında ise senet almadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

4. Temyiz dışı sanık …’ın kolluk ifadesinde, … vasıtasıyla tanıdığı mağdura 3.000,00 TL’sı borç verdiğini, iki ay için 800.00 TL’sı faiziyle birlikte 08.09.2007 vadeli 3.800,00 TL’sı bedelli senet aldığını başka senet almadığını, olay günü …’in mağdurdan para talep ederek cebinden çıkardığı senedi doldurması üzerine kendisinin …’e, borcumu alayım yeter haksızlık olmasın boşver dediğini, …’in de senedi yırtıp çöpe attığını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanık ve müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.

5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir.

Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun aşamalardaki tutarlı anlatımları, sanık …’in tevil yollu ikrarını içeren hayatın olağan akışına aykırı çelişkili beyanları ve inceleme dışı sanık …’ın tevil yollu ikrarı birlikte değerlendirildiğinde; sanık …’in, mağdur ve sanık … arasındaki alacak verecek meselesinin tarafı olmadığı halde mağdurun çalıştığı işyerine giderek …’ten aldığı parayı ödemesini ayrıca, “inceleme dışı sanık …’a olan borcunu aracılık yapacağını 3.000,00 TL ana parayı sanık …’a, paranın faizi olarak 2.500,00 TL’nı da kendisine ödemesi gerektiğini söyleyerek” yanında getirdiği senedi mağdura zorla doldurtup imzalattığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c ve d maddelerinde düzenlenen tamamlanmış nitelikli yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2022/25 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.02.2023 tarihinde karar verildi.