Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/12317 E. 2009/1039 K. 12.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12317
KARAR NO : 2009/1039
KARAR TARİHİ : 12.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın yerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi kurulunca kapama incir bahçesi olarak kabulü ile bu niteliğine göre değerlendirme yapılıp kamulaştırma bedelinin tespitinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle davalı taşınmaz mal sahibinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dava konusu taşınmazın 889,44 m2’lik kısmından boru hattı geçirilmek suretiyle bu kısma daimi irtifak hakkı kurulmasına ilişkin kamulaştırma kararında irtifakın geçtiği alan üzerine “ağaç dikmemek, sabit bina yapmamak” koşulu getirilmiş olup, belirtilen alan üzerinde değişik yaş ve cinste 27 adet ağacın bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında irtifaklı alanın içerisinde kaldığı tespit edilen ağaçların boru hattının geçirilmesi çalışmaları nedeniyle kesilip kaldırılacağı ve yerine yeniden ağaç dikilemeyeceği gözetilerek Yargıtay uygulamalarında benimsenen kaim değer yöntemine göre irtifak hakkının kurulduğu alanın önce kapama incir bahçesi olarak değerlendirilmesi sonra açık tarım arazisi olarak çevrede ekilmesi mutat olan ürünlere göre değerinin saptanması, bu iki değer (kapama bahçe değeri ile açık tarım arazisi değeri) arasındaki farkın bulunarak bunun ağaçların kaim değeri olarak tespit edilmesi ve enkaz bedeli de düşüldükten sonra kalan ağaç değerinin kamulaştırma bedeline eklenmesi gerekirken, ağaçlara maktuen değer belirleyen rapora itibarla karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.