Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13229 E. 2023/619 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13229
KARAR NO : 2023/619
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı esastan reddine, borçlu ve ipotek maliki aleyhine ayrı ayrı ihalen bedelinin %10’u oranında para cezasına karar verilmiştir.

Kararın ipotek maliki ve borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satılmış olduğu, zarar unsuru da gerçekleşmediğinden şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı hukuki yarar yokluğundan reddine, şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ipotek maliki tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada ipotek maliki ve birleşen davada borçlu şirket dava dilekçelerinde; ihale bedeli üzerinden KDV alınacağı şeklinde satış ilanında ve satış şartnamesinde yer alan ifadenin ihaleye katılımı ve talebi olumsuz etkilediğini, ayrıca satış ilanı ve şartnamesinde taşınmazın önemli özelliklerinin yazılmadığını, satış ilanının tüm ilgililere tebliğ edilmediğini, taşınmazın konut şerhli daire olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı/ ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin usul ve yasaya uygun olduğunu satış ilanının davacı tarafından 06.01.2021 tarihinde bizzat teslim alındığını ve satış ilanına herhangi bir itirazda bulunulmadığını, satış ilanında taşınmazın tüm özelliklerinin ayrıntılı olarak belirtildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … 1.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/83 esas sayılı dosyasının 03.03.2021 tarih 2021/115 karar sayılı ilamıyla Mahkemenin iş bu dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek, KDV alınmasını, satış ilanının 06.01.2021 tarihinde ipotek malikine bizzat, birleşen dosya davacısına da 07.01.2021 tarihinde tebliğine rağmen yasal sürede şikayet konusu edilmediğinden, bu aşamada KDV istisnasına ilişkin itirazların değerlendirilemeyeceği, satış ilanının tüm ilgililere tebliğ edilmediği yönündeki itirazları satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulüne uygun tebliğ edilmemesi ancak muhatapları tarafından ileri sürülebilecek itiraz nedenleri olduğundan değerlendirilemeyeceği, satış ilanının hem müdürlük divanhanesinde hem de ulusal düzeyde yayımlanan bir gazetede taşınmazın esaslı unsurları belirtilerek yapılması nedeniyle katılımı engelleyici herhangi bir unsurun varlığı tespit edilmediği, muhammen bedelin davacısı … olan … 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/474 esas, 2020/157 karar sayılı 27.02.2020 tarihli ilamıyla tespit edildiği, tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığı, re’sen dikkate alınması gerektiren başkaca fesih sebepleride bulunmadığı gerekçeleri ile davanın ayrı ayrı reddine, borçlu ve ipotek maliki aleyhine ayrı ayrı ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve ipotek maliki istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı ipotek maliki istinaf dilekçesinde; ihale bedeli üzerinden KDV alınacağı şeklinde satış ilanında ve satış şartnamesinde yer alan ifadenin ihaleye katılımı ve talebi olumsuz etkilediğini, ayrıca satış ilanı ve şartnamesinde taşınmazın önemli özelliklerinin yazılmadığını, satış ilanının tüm ilgililere tebliğ edilmediğini, taşınmazın konut şerhli daire olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Birleşen Dosya Davacısı borçlu süre tutum dilekçesi ile istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf sebebi bildirmemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın ihale bedelinin (293.000,00TL), kesinleşen kıymet takdiri ile belirlenen muhammen bedelin (255.000,00 TL) üzerinde olduğu, satışa esas kıymet takdirinin üzerinden iki yıllık süre geçmeden satışın yapıldığı, şikayetçilerin kıymet takdirine itiraz ve ihaleye fesat karıştırıldığına dair fesih sebebi de ileri sürmediği, zarar unsuru gerçekleşmediği anlaşıldığından asıl ve birleşen davada ihalenin feshi taleplerinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine ve şikayet esasa ilişkin nedenlerle reddedilmediğinden para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı hukuki yarar yokluğundan reddine, şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ipotek maliki temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Kararın hukuken hatalı olduğunu, istinaf mahkemesinin gerekli incelemeyi yapmadığını, hukuki yarar konusunda hatalı karar verdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ipotek malikinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.