YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6158
KARAR NO : 2009/15712
KARAR TARİHİ : 07.12.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Uyuşmazlık iş kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı davalı işverene ait işyerinde çalışırken 19.10.2003 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası nedeniyle ağır derece de yaralandığını ileri sürerek 80.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece 15.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, karar verilmiş karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 40 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30, davalı işverenlerin % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 40.000.00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 15.000.00-TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinmesine, yerine;
“1-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 40.000.00-TL manevi tazminatın 19.10.2003 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla istemin reddine,
3-Alınması gereken 2160.00.-TL ilam harcından peşin alınan 1.080.00 TL’nin indirimi ile kalan 1.080.00-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.096.30 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak, 400.00- TL yargılama giderinden takdiren 200.00-TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına, –
6-Hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.400.00.-TL, avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.400.00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 60.00 TL temyiz başvuru harcının davacı tarafından yatırılmış olduğu anlaşılmakla ,60.00 TL temyiz başvurma harcının ve temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine
07.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.