YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1807
KARAR NO : 2023/400
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 31/12/2015 tarihli ve 2015/235 Esas, 2015/960 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının e bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2…. 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 31/12/2015 tarihli ve 2015/235 Esas, 2015/960 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 150/02/2021 tarihli ve 2019/7897 Esas, 2021/1478 Karar sayılı ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle, bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17/11/2021 tarihli ve 2021/235 Esas, 2021/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanmaması yönünde karar verilerek, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının e bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08/04/2022 tarihli ve 2022/1397 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri;
1.Esas mahkemenin, maddi zararın karşılanıp karşılanmadığı hususu araştırılmadan eksik inceleme neticesinde karar verdiğine,
2.Alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirecek nedenler olmaksızın sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine,
3.Diğer temyiz nedenlerine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. …’nın sevk ve idaresindeki … plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken ofis kavşağı istikametinden gelip orta çizgilerle ayrılan gelişli ve gidişli trafiğin ayrı ayrı olarak seyir ettiği bölünmüş karayolu A. … Caddesi takiben Stadyum kavşağı istikametine seyrettiği sırada kaza mahalli yere yaklaştığında almış olduğu alkolün etkisiyle (doktor raporu ve 202 promil) güvenli sürme yeteneğini kaybederek dikkatsiz ve tedbirsizce kontrolsüz olarak süratle seyrederek geçme yasağı çizgilerinin bulunduğu yerde karşı trafiğin kullandığı şeride geçerek ön kısımları ile karşı yönden stadyum kavşağı istikametinden gelip ofis kavşağı istikametine kendi şeridi üzerinden seyretmekte olan Müşteki …’ın sevk ve idaresindeki …plakalı aracın ön kısmına çarparak yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği, belirtilmiştir.
2.Sanık, Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde kaza öncesi alkol aldığını akabinde yemek yemek üzere araçla dışarı çıktığını ve karşıdan gelmekte olan bir … ile çarpıştığını beyan etmiş, kolluk aşamasına ilişkin beyanlarında suçu inkarda bulunmamıştır.
3.Katılan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiş olup hakkında katılma kararı verilmiştir.
4.Kaza tespit tutanağında; kaza yerindeki azami hız limitinin 30 km/saat olduğu, havanın açık, zeminin kuru, olay mahalli yolun düz, eğimsiz olduğu, kazanın oluşumunda sanığın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun’un 52/1-b maddesinde düzenlenen araçların hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak kuralını, 48/5 alkollü … kullanmak ve 54/1-b geçmenin yasak olduğu yerlerden geçmek kurallarını ihlal ettiğinden asli kusurlu
olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
5.Dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 08/10/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, idaresindeki kamyonet ile meskun mahaldeki yolda seyrederken seyrini aracının teknik özellikleri ve yol-mahal şartlarını dikkate alarak sürdürmediği ve olay mahalli yolda karşı yönden normal bir şekilde kendi şeridi içinde gelen araca karşı şerit ihlali yaparak çarptığı anlaşıldığından sanığın asli kusurlu olduğu, katılanın ise kazayı önlemek adına alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığından kusursuz olduğu belirtilmiştir.
6.Katılanın yaralanmasına ilişkin olarak, … Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 14/04/2015 tarihli raporda, trafik kazasına bağlı tarif edilen yaralanmanın şahsın yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır(6) derece olduğu belirtilmiştir.
7.Sanık …’ya ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü 2.02 promil alkollü bulunan sanık sürücü … sevk ve idaresindeki otomobili ile meskun mahal içerisinde, azami hız sınırının 30km/saat olduğu, iki yönlü, asfalt kaplama, aydınlatmanın bulunduğu cadde üzerinde gece vakti seyri esnasında olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek geçme yasağı çizgilerinin bulunduğu yolda karşı istikametten gelen araçlara ait yol şeridine girmesi üzerine katılan …’ın sevk ve idaresindeki otomobilin ön kısımları ile çarpışması sonucu sanığın asli ve tam kusuru ile, katılanın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır(6) derece olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda,
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı olarak, 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının, aynı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen temel cezadan sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuç cezaya etkili olmadığından ve 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası yerine 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Esas Mahkemenin, Maddi Zararın Karşılanıp Karşılanmadığı Hususu Araştırılmadan Eksik İnceleme Neticesinde Karar Verdiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Olay ve olgular başlığı altında yer verilen ve oluşa uygun bulunan Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinin 08/10/2015 tarihli raporunda, sanığın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının e bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve hükmün gerekçe kısmında “Sanığın suça yatkın kişilik özellikleri ile maddi zararı gidermemiş olması hususu gözetilerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasına karar verilmesi hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Alt Sınırdan Uzaklaşılmasını Gerektirecek Nedenler Olmaksızın Sanık Hakkında Fazla Ceza Tayin Edildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporu ile saptanan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın belinlenmesi esnasında alt sınırdan uzaklaşılması ve tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin 1.00 promil üzerinde alkollü … kullanmak, kaza mahallinde mevcut bulunan hız limitinin iki katı üzerinde seyretmek ve geçiş yasağı bulunan yerde şerit ihlali yapmak olduğu gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temel cezanın, 1/2 oranında artırılması suretiyle sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının e bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6.740,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesi hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17/11/2021 tarihli ve 2021/235 Esas, 2021/602 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.