Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/4873 E. 2006/7742 K. 10.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4873
KARAR NO : 2006/7742
KARAR TARİHİ : 10.10.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında 133 ada 73 ve 75 parsel sayılı sırası ile 13196.24 ve 11344.12 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar maliki tesbit edilemediğinden ileride hak kaybına sebebiyet vermemek için Hazine adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı … irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin davacı … adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmayıp davacıya miras bırakanı babası …’dan kaldığının, …’nın ölümünden sonra yapılan mal taksiminde davacıya isabet ettiğinin, tesbit gününe kadar ölünceye değin babasının ölümünden sonrada davacının 20 yılı aşkın süre ile ve malik sıfatıyla zilyetyetliğinde bulunduğunun yerinde yapılan keşif, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ve ziraatçi bilirkişi raporu ile saptanmasına, eylemli durumda sınırda mera yada orman olmasına ve kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Ancak,3402 SKY.nın 14. maddesi göre aynı çalışma alanı içerisinde bir kimsenin belgesiz zilyetliğe dayalı olarak kuru arazi de 100 sulu arazide 40 dönüm taşınmaz mal iktisap edilebileceği göz önünde bulundurularak davacı ile babası … adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz mal tesbit yada tescil edilip edilmediğinin tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü nezninde araştırılıp olduğunda kadastro tutanaklarının getirtilmesi ve karar sırasında göz önünde bulundurulması gerekirken bu yönün düşünülmemiş olması doğru olmadığı gibi davanın devamı sırasında 19.7.2005 tarihinde yürürlüğe ve 3402 sayılı kadastro yasasının 14. maddesinde değişikliği öngören 5403 sayılı yasanın 26 maddesi uyarınca taşınmazların kuru yada sulu arazi olup olmadıkları yönünden araştırma yapılması gerekirken bu yönünün göz ardı edilmiş olması da doğru değildir.
Davalı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 10.10.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.