Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/674 E. 2006/3804 K. 27.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/674
KARAR NO : 2006/3804
KARAR TARİHİ : 27.04.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tesbite itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin Marmara Ereğlisi Kadastro Mahkemesinden verilen 22.7.2005 gün ve 1/2 sayılı hükmün davacılardan … Beşer varisleri vekili,… taraflarından temyiz edilmiş, davacı … … vekili taraflarından duruşma yapılması istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 18.4.2006 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davacı … ve müşterekleri vekili Av…. geldi Duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle: Öncelikle taşınmazların bulunduğu yer ve yöreyle ilgili olarak idari makamlarca daha önce kıyı kenar çizgisinin tespiti ile ilgili yapılmış ve kesinleşmiş bir işlem bulunup bulunmadığının merciinden sorularak olduğunda getirtilmesi,
../…

-2-
2006/674
2006/3804

daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar ile tüm tespit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak gerek … tarafından 30.7.1963 tarihli senetle… ve arkadaşlarına, 19.7.1963 tarihli senetle de … ya yaptığı satışla ilgili yerler uygulama yapılarak 5 dönüm ve 12500 metrekarelik yerlerin taşınmazlar içerisindeki konum ve miktarlarının fen bilirkişisi aracılığı ile belirlenmesi, kıyı kenar çizgisi varsa kesinleşmiş haritasına dayalı olarak, yoksa 28.11.1997 gün 1996/5-1997/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları ile 3621 Sayılı Kıyı Yasasının 9 ve takip eden maddelerine göre oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak gerekçeli raporla belirlenmesi, bilirkişi ve tanıklardan 3322 ve 3323 nolu parsellerde… 3324, 3325, 3326 ve 3327 nolu parsellerde … nin zilyetliklerinin süresi ve sürdürülüş biçiminin olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanması, zilyetlik sürelerinin yasada öngörülen 20 yılı aşkın bulunması durumunda, senetlerin sahteliğinin ileri sürülmediği, imzalara yönelik bir itirazın olmadığı, senetlerde zilyetliğin devredildiğinin açıkça yazılı olduğu, satış bedelinin tam olarak ödenmemesinin senetleri geçersiz kılmayacağı düşünülerek, 30.7.1963 tarihli senede konu 5 dekarlık yerin… ve arkadaşları, 19.7.1963 tarihli senede konu 12500 metrekarelik yerin … mirasçıları adlarına tapuya tesçili, kıyı kenar çizgisi içinde kalan bölümlerin ise tescil harici bırakılması, 3322 ve 3323 nolu parselden … ve arkadaşları adına tescil edilen bölümle kıyı kenar çizgisi içinde kalan bölümler çıktıktan sonra geriye kalan kısmının … , 3324, 3325, 3326, 3327 nolu parsellerden de yine kıyı kenar çizgisi içinde kalan bölümler ile … ya satılan 12500 metrekarelik kısım dışında kalan yerin bu kez … adlarına tesiline karar verilmesi, fen bilirkişisine yapılan uygulama ve satış senetlerine konu olan yerleri ve miktarlarını ve taşınmaz içerisindeki konumlarını gösterir raporlu kroki düzenlettirilmesi ve ondan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bir kısım davanın kabulüne bir kısım davanın ise reddine karar verilmiş,hüküm davacılardan Hamdi Sansarcı
../…

-3-

2006/674
2006/3804

mirasçıları ile… ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Katılan … in 29.3.2001 tarih 1991/1-2001/2 esas ve karar sayılı önceki hükmü temyiz etmemelerine ve bunun sonucu olarak aleyhlerindeki kararın kesinleşmesine, son hükümlede aleyhlerinde yeni bir durum yaratılmamasına ve ayrıca… nin 15 günlük yasal temyiz süresinide geçirmiş bulunmasına göre adı geçenlerin temyiz isteklerinin (dilekçelerinin) REDDİNE,
2-Davacı … ’nin temyiz itirazları yönünden;Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı İbrahim 13.9.1963 tarihli senede dayanarak 3322 nolu parselin 1500 metrekarelik kısmını satınaldığını ileri sürmüş ise de satış senedine konu taşınmaz bölümünde zilyetliğin adı geçene devredilmemiş olması yanında söz konusu parselin tamamının daha önce 30.7.1963 tarihli senetle davacı … ve arkadaşlarına satılarak zilyetliğininde kendilerine devredilmiş olmasına, diğer bir deyişle davacı İbrahmi’in çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmamasına göre adı geçen davacının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun aleyhindeki hükmün ONANMASINA,
3-Davacı H… mirasçılarının 3323, davacı … Başer mirasçıları ile katılanlar … ın 3324 ila 3327 nolu parsellere yönelik temyiz itirazları bakımından;Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı Hamdi’nin dayandığı 19.7.1963 tarih 12500 metrekare yüzölçümlü satın alma senedinin gerek sınırları ve gerekse yüzölçümü itibariyle 3324 ila 3327 nolu parsellerin tamamını bir bütün olarak kapsayıp 3323 nolu parseli kapsamadığının, 3324 ila 3327 parsellerde arta kalan yer olmadığının ve anılan senede konu taşınmazlarda Hamdi ve mirasçılarının satıcılarıyla birlikte iktisap sağlayıcı süreye ulaşan

../…

-4-
2006/674
2006/3804

zilyetlikleri bulunduğunun yerinde yapılan keşif, uygulama, bilirkişi ve tanık sözleri ve uzman bilirkişi raporlarıyla saptanmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre adı geçenlerin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
4- Davacı … in 3323, davacı … mirasçılarının 3324 ila 3327 nolu, davalı Hazinenin ise tüm parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,3322 nolu parselin tamamı ile 3323 nolu parselin krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün (toplam 5000 m2lik alanın) davacı … ve arkadaşlarının dayandığı 30.7.1963 tarih ve 5 dekar yüzölçümlü satın alma senedi kapsamında kaldığının ve adı geçenlerin senet kapsamındaki taşınmaz üzerindeki zilyetliklerinin yine satıcılarıyla birlikte iktisap sağlayıcı süreye ulaştığının ve çekişmeli taşınmazlarının tamamının kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi dışında kaldığının aynı şekilde yerinde yapılan keşif, uygulama, bilirkişi ve tanık sözleri ve uzman bilirkişi raporlarıyla saptanmış olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre adı geçenlerin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE,
Ancak, 3322 ve 3323 nolu parsellerde senet kapsamı olan toplam 5 dekarlık bölüm ayrıldıktan sonra geriye kalan kısım üzerinde 29.3.2001 tarih 1991/1-2001/2 esas ve karar sayılı önceki hüküm ve bu hükme ilişkin bozma ilamı ile oluşan kazanılmış hakların davacı Bekir yönünden de korunması gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru olmadığı gibi kabule göre de, kadastro hakimi düzenli sicil oluşturmakla görevli bulunduğu halde dava konusu tüm parseller ile ilgili olarak adlarına tesçil kararı verilen… n “Arkadaşları” ile karar tarihinden önce öldükleri anlaşılan… mirasçılarının kimler olduklarının ve tesçile esas paylarının hüküm yerinde açıkça ve ayrı ayrı gösterilmemiş olmasıda doğru değildir.
Davacılar … mirasçıları ile davalı Hazinenin temyiz itirazları bu sebeple yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA,
../…

-5-
2006/674
2006/3804

peşin alının harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine ve Yargıtay duruşması için takdir edilen 450.000.000.TL. vekalet ücretinin temyiz edenlerin dışında kalan taraflardan alınarak duruşmada vekil ile temsil edilen taraflara verilmesine 27.4.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.