YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33788
KARAR NO : 2023/879
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanığın hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına,
B. Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin atılı suçu işlemediğine, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat etmesi gerektiğine, verilen cezaların usul ve Kanun’a aykırı olduğuna, hakkında takdiri indirim sebebi ile lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, vesaireye yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tanıklar …, … ve …’nin sanığın kendilerini dolandırdıklarını iddia ederek … İlçe Jandarma Komutanlığına müracaat ettikleri, bunun üzerine uzman çavuş olarak görev yapan katılanın sanığı telefonla arayarak hakkındaki suçlamayı anlattığı ve karakola ifade için davet ettiği, sanığın kamu görevi yapan katılana telefonda “Senin İlçe Jandarmanı da s…nkaf ederim, seni de s…nkaf ederim, sen benim kim olduğumu biliyor musun, seni oturduğun koltuktan aldıracağım, senin kitabını s…nkaf ederim.” şeklindeki sözleri söyleyerek üzerine atılı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Bir Kısım Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Hakaret suçunu işlemediğine yönelik temyiz istemi yönünden
Katılan ve yukarıda isimleri belirtilen tanıkların aşamalardaki istikrarlı anlatımları, suç tarihli tutanak, sanık ile tanıkların aralarındaki anlaşmazlığa ilişkin dosyalardaki suç tarihleri ile tüm dosya kapsamı karşısında sanığın üzerine atılı hakaret suçunun sübuta erdiğinin kabulüyle mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2. Hakkında takdiri indirim sebebi ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz istemleri yönünden
Sanığın adlî sicil kaydı incelenmek suretiyle Mahkemece, “Sanığın suç işlemeye meyilli kişilik özelliği, daha önceden işlediği suçlar nedeniyle aldığı cezaların sanığın suç işlemeye devam etmesi nedeniyle sanık üzerinde caydırıcı ve olumlu etkisinin olmadığının anlaşıldığı, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarıyla yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığı ve yargılama sürecinde pişmanlık duyduğuna dair samimi hareketinin bulunmaması nedenleriyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına.” ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
B. Sanığın Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunu İşlemediğine, Her İki Suçtan Da Verilen Cezaların Usul Ve Kanun’a Aykırı Olduğuna Yönelik Temyiz Talepleri Bakımından Ve Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
1. Sanığın, kolluk görevlisi olan katılanı görevden alma ya da görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücünün bulunmaması karşısında, katılana hitaben söylediği “Seni oturduğun koltuktan aldıracağım.” şeklindeki sözün tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, tehdit niteliğinde olmadığından görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığı,
2. Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki a ve c bentlerinde belirtilen iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Gerekçe kısmının B (1) numaralı bendinde belirtilen bozmaya uyularak sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilmesi halinde ise hakaret suçu bakımından, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.