YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4776
KARAR NO : 2007/3565
KARAR TARİHİ : 12.11.2007
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan …’ın müvekkiline 15.1.1999 tanzim 10.1.2001 vadeli 21.250.00.YTL’sı bono nedeniyle borçlu olduğunu hakkındaki icra takibi karşılıksız bırakmak amacıyla… Köyü 108 ada 22 parselde tapuya kayıtlı taşınmazını 15.9.1999 tarihinde 100.00.YTL bedelle davalı …’ya, …’in de 18.7.2000 tarihinde 2.000.00.YTL bedelle diğer davalı …’a sattığını taşınmazı halen borçlunun kullandığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların İİK.nun 278/3 ve 280. maddeleri gereğince iptaline cebri icra ve haciz yetkisi tanınmasına, davalı … taşınmazı elden çıkarmış ise aciz vesikasındaki alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline tasarruflar iptal edilmediği takdirde borçlu ile … arasındaki satışın İİK.nun 278/3 madde gereğince iptaline ve davalı… taşınmazı elden çıkarmış olması nedeniyle İİK.nun 283/2 maddesi gereğince aciz vesikasındaki alacağın faiziyle birlikte kendisinden tahsiline davanın söz konusu maddelere göre kanıtlanamaması durumunda davalılar arasındaki satışların muvaaza nedeniyle iptaline ve borçlu adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, kendisinin … Kasabasında taşınmazın ise …Köyünde olduğunu, borçluyu ve borçlarını bilmediğini, …’un aracılığıyla taşınmazı 2.000.00.YTL olan emlak değeri üzerinden aldığını taşınmaz tarıma elverişli olmadığı için on ay sonra davalı…’a sattığını iyiniyetli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin iyiniyetli 4.kişi olduğunu borçluyu tanımadığı gibi borçlarını da bilmediğini takip konusu alacağın gerçek olmadığını düşündürecek deliller olduğunu, muvazaalı borç senediyle daha önce de Alanya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/708 Esas 2002/451 karar sayılı dosyası ile de aynı yolun denendiğini, taşınmazı davalı…’in elinde görüp aldıklarını taşınmazı müvekkilinin kullandığını borçlu ile… arasındaki tasarrufun 15.9.1999 tarihinde haczin ise 16.12.2002 tarihinde yapıldığını, İİK.nun 278 ve 280. maddeler gereğince iki yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini taşınmaz üzerindeki ipotek bedelinin müvekkilinin eşi tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Çalış tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince davalı … aleyhine açılan davanın kötüniyetli olarak hareket ettiği kanıtlanamadığından reddine, davalılar arasında 108 ada 22 parsel sayılı taşınmazla ilgili 15.9.1999 ve 18.7.2000 devir işlemlerinin danışıklı olması nedeniyle tapu kaydının iptaline ilişkin talebin reddine, …..İcra Müdürlüğünün 2002/6103 esas sayılı takip dosyasında düzenlenen 23.12.2002 tarihli aciz vesikasında belirtilen 55.685.00.YTL’nin icra takip tarihinden hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı …’nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların kabulü halinde dava konusu tasarrufun iptaline, alacak ve ferileriyle sınırlı olarak davacıya cebri icra ve satış yetkisi tanınmasına karar verilir. Aynı yasanın 283/II.madde hükmüne göre dava konusu taşınmazı elinden çıkaran üçüncü kişi elden çıkardığı tarihteki gerçek bedelden alacak ve ferileri geçmemek kaydıyla faizsiz olarak alacaklıya karşı sorumludur.
Somut olayda davalı… borçludan satın aldığı taşınmazı 18.7.2000 tarihinde dördüncü kişi durumundaki davalı …’a satmış ve…’ın da kötüniyetli olduğu ispatlanamamıştır. O halde davalı… 23.12.2002 tarihli aciz vesikasında belirtilen 55.685.00.YTL’den faizsiz olarak sorumlu tutulması gerekirken alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru değil bozma nedeni ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden hüküm fıkrasının 3. bendindeki “… icra takip tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ….” tümcesinin çıkarılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.993.89.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı …’dan alınmasına, aşağıda yazılı 13.10.YTL peşin harcın onama harcından mahsubuna 12.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.