Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/13334 E. 2023/8832 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13334
KARAR NO : 2023/8832
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/681 İddianame numaralı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.09.2014 tarihli ve 2013/475 Esas, 2014/495 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinden açılan dava hakkında 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 3.000,00 TL adli para cezasının 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.09.2014 tarihli ve 2013/475 Esas, 2014/495 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.06.2020 tarihli ve 2016/7809 Esas, 2020/5800 Karar sayılı kararı ile;
“…1-Katılan ile 14 aylık evli olan sanık arasında tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu sanığın, katılanı elinde bıçak olduğu halde “seni öldüreceğim, altınları vereceksin” diyerek tehdit ettiğinin iddia edilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2019 tarih, 2017/6-275 esas, 2019/563 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere eylemin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirme ve takdir etme yetkisinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; katılanın aşamalardaki beyanlarında, sanık ile aralarındaki tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu, sanığın önce hakaret edip kendisini basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı ve sonrasında elinde bıçak olduğu halde “seni öldüreceğim, altınları vereceksin” diyerek tehdit ettiğini ileri sürmesi, mahkemece sanık hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından eylemleri sabit görülüp hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve sanığın yengesi olan tanık …’ın da sanığın elinde bıçak olduğunu doğrulaması karşısında, sanık savunmasının ne suretle katılanın beyanına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2020/303 Esas, 2021/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2020/303 Esas, 2021/58 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 07.02.2022 tarihli ve 2021/22474 Esas, 2022/1053 Karar sayılı kararı ile;
“…Katılanın aşamalardaki beyanlarına göre sanığın olay günü kendisini bıçakla tehdit ederek düğünlerinde hediye edilen altınları aldığını beyan ettiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında katılanla tartıştığı sırada elinde bıçak olduğunu tevilli olarak ikrar ettiği ve bu hususun tanık Serap’ın beyanlarıyla da doğrulandığı, olayın oluşu ile katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının … Üniversitesi … Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı’nın kat’i raporu ile uyumlu olduğu anlaşılmakla sanığın işlediği nitelikli yağma fiilinin tamamlanmasına rağmen, sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanarak eksik ceza tayini…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Bozma üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.06.2022 tarihli ve 2022/149 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Eylemin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunda tanığın bozma ilamından sonra dinlenmediğine ve kesin delil olmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine
2.Yağmanın nitelikli hallerinin oluşmadığına,
3. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, olay tarihinde evli olduğu katılandan gece 01.30 sularında düğünlerinde hediye edilen altınları istediği, katılanın kabul etmemesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, sanığın mutfaktan aldığı bir bıçak ile katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralayarak 12 bilezik, 20-25 adet çeyrek altın, 1 cumhuriyet altını ve yüzükleri aldığı ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Katılan aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımlarda bulunmuştur.

3. Tanık S.K.’nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanık tevil yollu kavga vakıasını doğrulamakta fakat altınların kendisine katılanın ailesinin rızası ile verildiğini beyan ettiği görülmektedir.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Delillerin Değerlendirilmesi Yönünden
… 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.06.2022 tarihli ve 2022/149 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararında, sanık müdafinin (II) numaralı başlığın birinci maddesinde belirtilen temyiz sebepleri bakımından yapılan incelemede; bozma ilamı doğrultusunda tanığın tekrar dinlenmesinde hukuki zorunluluk bulunmadığı ve sanığın eyleminin katılanın istikrarlı beyanları, beyanlarını destekleyen adli muayene raporu ve tanık S. K.’nin beyanları ile sabit olması nedenleriyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Suç Vasfı Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında, mezkûr ilâma uyma kararı veren Mahkemece suç vasıflarının belirlenmesinde ve buna göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesair Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.06.2022 tarihli ve 2022/149 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.02.2023 tarihinde karar verildi.