YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9530
KARAR NO : 2012/21110
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere (TMK. md.312/2) ve özellikle yerel mahkeme hakiminin küçüğün kuruma yerleştirilmesinden sonra ancak evlat edinme işlemi sırasında talepte bulunulabileceğinin mümkün bulunduğu gerekçesine dayanmış bulunduğunun anlaşılmasına ve delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.13.09.2012 (Per.)
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Dava, kuruma yerleştirilen 2010 doğumlu …’in evlat edinilmesinde annesinin rızasının aranmaması (TMK: m.311/2) talebine ilişkindir. Mahkemece, küçüğün kuruma yerleştirilmesinden sonra bu konuda evlat edinmeden bağımsız talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddedildiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 311. maddesine göre “Küçük, gelecekte evlât edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir ve ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlât edinenin veya evlât edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi bu rızanın aranıp aranmamasına karar verir.
Diğer hâllerde, bu konudaki karar evlât edinme işlemleri sırasında verilir.
Ana ve babadan birinin küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi sebebiyle rızasının aranmaması hâlinde, bu konudaki karar kendisine yazılı olarak bildirilir.”
Kanunun amacı evlatlık verilmek üzere kuruma yerleştirilen küçüklerin evlat edinme sözleşmesi ile evlat edinilmek üzere bir ailenin yanına yerleştirilmesinden önce bu rızanın aranmaması kararının alınmasını amaçlamaktadır. Kanun koyucu küçüğün evlat edinmek amacıyla bir ailenin yanına yerleştirilmesinden sonra açılacak bir evlat edinme davasında, küçüğün anne ve babasının rıza vermemesi halinde, gerek küçük, gerekse küçüğü evlat edinmek amacıyla alıp bir yıl süreyle bakan aileyle ilgili ortaya çıkacak olumsuzlukları engellemek amacıyla bu düzenlemeyi yapmıştır. Kanundaki “…küçüğün yerleştirilmesinden önce …” tabiri küçüğün evlat edinilmek üzere bir ailenin yanına yerleştirilmesinden önce anlamındadır. Bu tabiri küçüğün kuruma yerleştirilmesinden önce olarak anlamak ve değerlendirmek Kanunun bu maddesini fiilen uygulanamaz hale getirir ve Kanunun amacınada aykırıdır. Kurumun, küçüğün kuruma yerleştirilmesinden önce küçükle ilgili bilgi sahibi olması ve herhangi bir tasarrufta bulunması da düşünülemez.